Avrupa genelinde tırmanan enerji maliyetleri ve ekonomik yavaşlama sinyalleri piyasaları gererken Avrupa Merkez Bankası'nın atacağı kritik adımların detayları netleşiyor.
Küresel piyasalarda petrol fiyatlarının Orta Doğudaki gerilimlerle tırmanışa geçmesi, dünya genelinde fiyat artışlarını tetiklerken merkez bankalarının hareket alanını da daralttı. Özellikle üretime yönelik enerji girdilerinde dış kaynaklara bağımlı olan Avrupa ülkeleri, bu maliyet artışları sebebiyle ciddi ekonomik kırılganlıklarla karşı karşıya kaldı.
Vadeli İşlemlerdeki Beklentiler ve Yıl Sonu Senaryoları
Avrupa Merkez Bankası'nın önümüzdeki perşembe günü yapacağı toplantıda üç politika faizinde 25 baz puanlık bir artış yapacağına kesin gözüyle bakılırken, sene sonuna kadar iki kez daha sıkı duruş sergilenebileceği öngörüldü. Piyasa analistleri de büyüme ivmesindeki zayıflık ile fiyat artışları arasına sıkışan ekonomi yönetiminin, gelecekte enflasyon ile resesyon arasında zorlu bir tercih yapmak zorunda kalabileceğini ifade etti.
"2027'nin İlk ve İkinci Çeyreğinde Faiz İndirimi Bekliyoruz"
ABN AMRO Hollanda ve Avro Bölgesi Kıdemli Ekonomisti Jan-Paul van de Kerke, yaptığı değerlendirmede, ECB’nin sıkılaşma eğilimine geçtiğini belirterek "Haziran ile temmuz toplantılarında faiz artırımlarının devam etmesini, mevduat faizinin yüzde 2,50 seviyesine yükselmesini bekliyoruz. Lagarde’ın kendisi de haziran ayının politika ayarlaması için uygun bir dönem olduğuna dair güçlü bir sinyal verdi" dedi.
Fiyatlama beklentilerindeki yükselişin bu politikayı desteklediğini belirten Kerke, ilerleyen dönemde ikincil etkilerin zayıflayacağını ve bankanın nihayetinde oranları kademeli olarak aşağı çekeceğini düşündüğünü aktardı. Gelecek dönem tahminlerini paylaşan Kerke, "2027’nin ilk ve ikinci çeyreğinde birer faiz indirimi bekliyoruz. Bu indirimlerle birlikte mevduat faizinin tekrar yüzde 2 seviyesine gerilemesini tahmin ediyoruz" ifadesini kullandı.
Çekirdek Enflasyon Sürprizi
Faiz artışlarının sıklığı konusunda piyasa tahminleriyle ayrışan analistler de gündemde kendilerine yer buldu. Commerzbank Kıdemli Ekonomisti Marco Wagner, ECB'nin bu hafta yapacağı toplantıda temel faiz oranlarını artırmasının beklendiğini belirtti. Sonbahara kadar bir faiz hamlesinin daha gelebileceğine değinen Wagner, "Ancak piyasaların şu anda fiyatladığı şekilde yıl sonuna doğru 3. faiz artışı ihtimalinin düşük olduğu değerlendiriliyor" dedi. Avro Bölgesinde manşet verinin yüzde 3,2ye ulaşması ve özellikle çekirdek göstergelerin beklenmedik biçimde yüzde 2,5 seviyesine çıkması, bankanın katı adımlar atma ihtimalini kuvvetlendirdi.
Rabobank Projeksiyonlarında Öne Çıkan Stagflasyon Riskleri
Finansal modellemelerin iktisadi büyümede ciddi bir gerilemeye işaret ettiğini savunan uzmanlar, tedarik zincirlerindeki kırılmalara da dikkat çekti. Rabobank ECB ve Avro Bölgesi Makro Strateji Başkanı Elwin de Groot ise kendi enflasyon tahminlerinin, ECB'nin enflasyon projeksiyonlarını belirgin şekilde yukarı revize edeceğini gösterirken büyümenin de banka yetkililerinin martta öngördüğünden daha zayıf olabileceğine işaret ettiğine dikkati çekti. Risk yönetimi amacıyla sınırlı artışlar öngördüklerini belirten Groot, deniz lojistiğindeki aksamalara değinerek daha güçlü bir stagflasyonist şok öngördüklerini belirtti. Durumu özetleyen Groot, "Enflasyon tahminlerimiz artık ECB’nin olumsuz senaryosuna yakın, hatta bazı noktalarda hafifçe üzerinde seyrediyor" şeklinde konuştu.
Natixis Araştırma Başkanından Ilımlı Politika Tahmini
Avrupa genelindeki zayıf iktisadi ivmenin uzun soluklu bir faiz artış serisine izin vermeyeceğini savunan uzmanlar, kararların verilere göre anlık değişeceğini öngördü. Natixis Avrupa Makro Araştırmalar Başkanı Alain Durre de ECB'nin politika faizlerini 25 baz puan artıracağı öngörüsünde bulundu. Banka yönetiminin piyasaları germek istemeyeceğini dile getiren Durre, "ECB Başkanı Christine Lagarde'ın uzun süreli bir faiz artırımı döngüsü beklentilerini tetiklemekten kaçınmasını, verilere dayalı ve toplantıdan toplantıya değişen ECB'nin politika yaklaşımını güçlendirmek için bundan sonraki faiz patikası konusunda ılımlı bir güvercin tonu benimsemesini bekliyoruz" dedi. Enerji şokunun geçici yapısı nedeniyle ihtiyatlı bir çizgi izleneceğini belirten Durre, "Öte yandan, Hürmüz Boğazı ablukasının süresine bağlı olarak, temmuzda yüzde 35 olasılıkla ya da eylül ayında yüzde 55 olasılıkla ikinci bir faiz artırımı mümkün olabilir" sözlerini kullandı.
Küresel boyuttaki jeopolitik risklerin ve enerji krizlerinin ortasında yönünü bulmaya çalışan Avrupa Merkez Bankasının alacağı bu kararlar, dünya genelindeki finansal piyasaların önümüzdeki döneme ait yatırım stratejilerini kökten değiştirecek bir güç barındırdığını kanıtladı.



