Pandemi sonrası dönemde hızla değişen sinema gösterim modeli, büyük stüdyoları günümüzde yeniden düşünmeye zorluyor.

Türkiye Hızla Yaşlanıyor! 65 Yaş Üstü Nüfus 9,5 Milyonu Geçti
Türkiye Hızla Yaşlanıyor! 65 Yaş Üstü Nüfus 9,5 Milyonu Geçti
İçeriği Görüntüle

Bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri ise Universal’dan geldi. Stüdyo, filmlerin dijital platformlara geçmeden önce sinemalarda kalacağı süreyi uzatma kararı aldı. Sebep her zamanki gibi aynı: para kaybını önlemek.

Uzun süredir tartışılan bu konuya dair ilk sinyal geçen yıl gelmişti. Dünyanın en büyük sinema salonu işletmecilerinden AMC Entertainment CEO’su Adam Aron, stüdyolarla yapılan görüşmelerde filmlerin sinemalarda en az 45 gün gösterimde kalması yönünde bir uzlaşma arandığını doğrulamıştı.

O dönemde üç büyük stüdyo bu fikre sıcak bakarken, diğerleri henüz karar aşamasındaydı.

17 Günlük Dönem Bitiyor

Pandemi sonrasında stüdyolar, filmlerini çok hızlı şekilde dijital platformlara taşıyarak yeni bir gelir modeli oluşturmuşlardı. Para kaybetmektense sinema salonlarını kaybetmeyi göze alan bir uygulamaydı bu.

Bunun en agresif uygulayıcılarından biri de Universal’dı. Stüdyo, bazı filmlerini yalnızca 17 gün sonra PVOD (Dijitalde ücretli izle-öde) sistemine gönderiyordu. Yani film henüz üçüncü hafta sonunu görmeden evlere ulaşabiliyordu.

Şimdi Universal bu modelden uzaklaşıyor. Çünkü sütten ağzı epey bir yandı. Dijitalde kazanırken, sinema salonlarında kaybetmeye başlayan stüdyo, çareyi vizyon süresini uzatmakta buldu.

Universal’ın yeni planına göre filmler, 2026’dan itibaren sinemalarda beş hafta sonu, 2027’den itibaren ise yedi hafta sonu kalacak. Bu da pratikte yaklaşık 45 günlük bir sinema gösterimi anlamına geliyor.

Sinema Sahipleri İçin Büyük Kazanç

Bu karar en çok sinema salonu işletmecilerini sevindirecek. Çünkü salon sahipleri yıllardır aynı noktaya dikkat çekiyordu: Bir film birkaç hafta içinde evlere ulaşıyorsa, seyirci neden sinemaya gitsin?

Gerçekten de son beş yılda birçok yapımın sinema ile dijital platform arasındaki mesafesi dramatik şekilde kısaldı.

Bu model kısa vadede stüdyolara gelir getirdi. Ancak uzun vadede sinema salonlarının değerini de tartışmalı hale getirdi.

O nedenle yüksek maliyetli yapımlar, eskisi gibi milyar dolarlık gişe hasılatı gelirleri elde edemedi. Çünkü seyirci sinemadan yavaş yavaş koptu.

Sonuç Olarak

Universal’ın sinema penceresini yeniden uzatma kararı, sektör açısından önemli bir geri adım.

Aynı zamanda doğada olduğu gibi de bir denge arayışı. Doğanın denge yapısında, bir şey eksildiğinde beklenmedik şekilde diğer bir zararlı öne çıkar.

İşte covid sonrası hızla dijitale kayan sistem, sonunda sinemalara darbe vurdu. Stüdyoların dikkatini çeken bu durumun önlenmesi için de düğmeye basıldı.

Yeniden dengelenme aşamasında eğer 45 günlük gösterim modeli kalıcı hale gelirse, sinema salonları için yeni bir nefes alanı doğabilir.

Çünkü izleyiciyi yeniden salonlara çekmenin yolu, filmi gerçekten “kaçırılmayacak” bir deneyim haline getirmekten geçiyor.

Muhabir: Ersan Akbaş