Literatürde tedavisi olmayan ve merkezi sinir sistemini etkileyen Fredreich ataksisi hastalığı nedeniyle küçük yaşlardan bu yana engelli birey olarak mücadelesini sürdüren Tarih öğretmeni Tuğçe Sıcakyüz, 10 - 16 Mayıs Engeliler Haftası’nda, toplumsal hayata katılma konusunda çeşitli problemler yaşayan engelli bireylerin sorunlarını dile getirdi.   

1992 yılında Ankara’da dünyaya gelen Tuğçe Sıcakyüz Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden 2015 yılında mezun oldu.

Şu an Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini tamamlamak üzere olan Tuğçe Sıcakyüz, aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde Şehit Sercan Öztürk Anadolu Lisesinde tarih öğretmeni olarak görev yapıyor.

Yenimahalle'den Vergisini Yatırana Çiçek Yenimahalle'den Vergisini Yatırana Çiçek

Okumayı ve bildiklerini başkalarına aktarmayı seven bir yapısı olduğu için öğretmenlik mesleğini tercih ettiğini ifade eden Tuğçe öğretmen, kendisini “engelli” statüsüne koyan hastalığının “Fredreich ataksisi” olduğunu belirterek, hastalığı hakkında, “Bu hastalık; merkezi sinir sistemini etkileyen, dejeneratif bozukluklara neden olan ve maalesef ilerleyen, nadir bir rahatsızlıktır. 14 - 15 yaş itibarıyla yürüyüşümdeki dengesizlik ile ortaya çıkmıştır. Zamanla ilerleyen belirtileri, insan hayatını olumsuz etkilemektedir. Şu an literatüre geçen bir tedavisi yoktur” bilgilerini verdi.

Tuğçe Sıcakyüz, engellerin toplumda karşılaştığı sıkıntıların başında istihdam sorunu geldiğine dikkat çekerek, “Engelimiz yüzünden toplumdan dışlanmak yerine sosyal hayata aktif katılmak için en güzel yöntem, işe girmektir. Kamu son yıllarda engelliler için Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı ile kadrolar açsa da maalesef kontenjanlar yetersiz kalmaktadır. Kamuda engelli personel çalıştırma kotası ivedilikle yükseltilmelidir. Ayrıca özel kurumlarda da engelli personel çalıştırmak yaygınlaşmalıdır” önerilerinde bulundu.

Memur olan bir engellinin, kariyerinde yükselmek istemesinin toplum tarafından garip karşılanmasını da eleştiren Sıcakyüz, “Memurluk neyine yetmiyor” gibi sergiledikleri bakış açısı da sorundur. Unutulmamalıdır ki engelli bireyler de müdür, akademisyen, savcı, diplomat hatta başkan olabilir. Tarihte, ABD Başkanı olan Franklin Roosevelt’in çocukken geçirdiği çocuk felci yüzünden yürüyemediğini anımsayalım” diye konuştu.

Sıcakyüz toplum yaşamında engellilere pozitif ayrımcılık konusunda ise sıkıntıların olduğunu ifade ederek, “Pozitif ayrımcılık dezavantajlı gruplara mensup bireylerin herkesle eşit olabilmesi için devletin öngördüğü haklardır. Mesela halka açık yerlerde engellilerinde kullanabileceği WC’ler yapılması gibi… Maalesef, ülkemiz engellilere pozitif ayrımcılık konusunda henüz çağı yakalayabilmiş değil. Dilerim en kısa sürede bu ara kapatılır” temennisinde bulundu.

Engeli bireylerin sosyal hayata daha aktif katılması için neler yapılabileceği hakkında da konuşan Tuğçe Sıcakyüz, “Bir tekerlekli sandalye kullanıcısı olarak en büyük sorunu ulaşımda yaşıyorum. Akülü tekerlekli sandalye, katlanamaması ve ağırlığı sebebiyle taksi tipi küçük araçlara konamadığı için ulaşımda otobüs ve metroyu tercih etmek durumundayım. Büyük bir şehirde yaşıyorum. Taksi ile yarım saat süren mesafeler, toplu taşıma araçları ile 2 saat sürüyor. Belediye tarafından akülü sandalye ile binebileceğimiz, asansörlü engelli taksi filosunun kurulmasının bu sorunu çözeceği kanaatindeyim. Ayrıca bir tarihçi olarak şehrimdeki ve ülkemdeki tarihi miraslar ile doğal güzellikleri görmeyi seviyorum. Böyle yerlere erişim ve ulaşım imkânlarının artırılması, kısaca ülkemizde engelli turizm olanaklarının artırılması engelliler için olumlu olacaktır” değerlendirmesini yaptı.

Muhabir: Ersan Akbaş