Bugün pek çoğumuzun cebinde dolaşan 50 TL banknotunun arka yüzünde yer alan Fatma Aliye Topuz, yalnızca bir portreden ibaret değil. Osmanlı döneminde kadınların kalemiyle söz söylemesinin önünü açan önemli bir yazar, çevirmen ve düşünce insanıydı. Romanları, makaleleri ve kadın haklarına ilişkin görüşleriyle Tanzimat’tan II. Meşrutiyet’e uzanan dönemin dikkat çeken entelektüellerinden biri olarak hafızalarda yer edindi.
Fatma Aliye Topuz Kimdir?
22 Ekim 1862’de İstanbul’da dünyaya gelen Fatma Aliye Topuz, Osmanlı’nın önemli devlet adamı ve tarihçilerinden Ahmed Cevdet Paşa ile Adviye Hanım’ın kızıydı. Fatma Aliye, 17 yaşındayken Plevne Savunması ile tanınan Gazi Osman Paşa’nın yeğeni Kolağası Faik Bey ile evlendi. Bu evlilikten Hatice, Ayşe, Nimet ve İsmet adında dört kızı dünyaya geldi. Evliliğinin ilk yıllarında kitap okumayı bile eşinden gizli yapmak zorunda kalan Fatma Aliye, zamanla eşinin tutumunun değişmesiyle çeviri çalışmalarına başladı.
Yazarlık serüveni 1889 yılında Fransız yazar Georges Ohnet’in Volonte adlı romanını Meram adıyla Türkçeye çevirmesiyle başladı. Bu çeviri ‘Bir Hanım’ imzasıyla yayımlandı ve dönemin edebiyat çevrelerinde dikkat çekti. Başarısı, ünlü yazar Ahmed Midhat Efendi tarafından da fark edildi. Ahmed Midhat Efendi, Fatma Aliye’yi manevi kızı olarak kabul etti ve yazarlık yolunda destekledi.
1891 yılında Ahmed Midhat Efendi ile birlikte Hayal ve Hakikat adlı romanı kaleme aldı. Romanın kadın karakterin anlatıldığı bölümleri Fatma Aliye’ye, erkek karakterin anlatıldığı bölümler ise Ahmed Midhat Efendi’ye aitti.
Fatma Aliye Topuz, 1892 yılında Muhadarat adlı romanını yayımlayarak kendi adıyla okur karşısına çıktı. Bu eserinde bir kadının ilk aşkını hayatı boyunca unutamayacağı düşüncesine farklı bir bakış getirdi. Yazarın kaleme aldığı diğer romanlar arasında Refet, Enin, Levayih-i Hayat ve Udi bulunuyor.
1899 yılında yayımlanan Udi romanı ise onun en bilinen eserlerinden biri oldu. Halep’te tanık olduğu bir kadın udinin hikayesinden esinlenen yazar, Bedia adlı karakter üzerinden mutsuz bir evlilik ve bir kadının hayata tutunma çabasını yalın bir dille anlattı.
Kadın Hakları Üzerine Yazıları ve Fikirleri
Fatma Aliye Topuz yalnızca romanlarıyla değil, kadın haklarına ilişkin düşünceleriyle de dönemin dikkat çeken isimlerinden biri oldu. Yazılarında kadınların eğitim almasının ve toplumsal hayatta daha aktif yer almasının önemine vurgu yaptı.
Radikal bir feminist yaklaşım benimsemese de dönemi için sorgulayıcı bir bakış açısı ortaya koydu. Kadınların gelişiminin önündeki en büyük engellerden birinin erkek egemen yapı olduğunu dile getirdi. Kadın haklarını İslami bakış açısından kopmadan savunan Fatma Aliye, çok eşliliğe karşı çıktı ve kadınların boşanma hakkını destekledi.
Kadın meselelerine dair görüşlerini gazetelerde yayımladığı yazılarla da dile getirdi. Hanımlara Mahsus Gazete’de kaleme aldığı makalelerde kadınların eğitimine ve toplumsal konumuna dair değerlendirmelerde bulundu. 1892 yılında yayımlanan Nisvan-ı İslam adlı eserinde ise Avrupalı kadınlara İslam’da kadının yerini anlatmayı amaçladı.
50 TL Banknotunda Yaşayan Bir Edebiyat Mirası
Fatma Aliye Topuz’un adı, 2009 yılında tedavüle giren 50 Türk lirası banknotlarının arka yüzünde yer alarak yeniden geniş kitlelerin dikkatini çekti. Bu tercih, Türk edebiyatına ve düşünce dünyasına yaptığı katkıların simgesel bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Bugün 50 TL banknotu yalnızca bir para birimi değil aynı zamanda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir edebiyat ve düşünce mirasının hatırlatıcısı olarak görülüyor.
Fatma Aliye Topuz’un portresi, kadınların kalemiyle tarihte bıraktığı izlerin unutulmamasını sağlayan sembollerden biri olmayı sürdürüyor.




