Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings Türkiye'deki bankacılık dönüşümünü yorumladı. Sektördeki pazar payı dengelerini kökten değiştirecek stratejik birleşme adımlarını inceleyen kurum, bu hamlenin kurumsal yapıyı büyüteceğini ve piyasaya taze dış sermaye çekebileceğini öngördü.

Kamu Katılım Bankalarının Birleşmesine Fitch Merceği

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'de 3 kamu katılım bankasının birleşmesinin sektörün rekabet gücünü ve büyümesini destekleyebileceğini belirtti. Fitch Ratings'ten yapılan açıklamada, Türk katılım bankacılığı sektörü değerlendirildi. Açıklamada, 3 kamu katılım bankasının birleşmesinin kredi notu üzerindeki etkisinin, sürecin nasıl yürütüleceğine, yeni kurulacak yapının iş stratejisine ve sermaye yapısına bağlı olacağı ifade edildi. Verimlilik ve karlılığı artıracak başarılı bir birleşmenin yanı sıra dördüncü bir katılım bankasının halka arz planının da sektöre yeni dış sermaye çekilmesine yardımcı olabileceği belirtildi.

Enerji Bakanlığı’ndan Enerji Faturasına Yüzde 30 Hibe Desteği
Enerji Bakanlığı’ndan Enerji Faturasına Yüzde 30 Hibe Desteği
İçeriği Görüntüle

Faizsiz Finans Pazarında Güncel Paylar ve Beklentiler

Finansal sistem içinde faizsiz bankacılık modelinin üstlendiği rol ve kamu sermayeli kurumların bu ekosistemdeki ağırlığı güncel istatistiklerle ortaya konuyor. Katılım bankacılığı pazarının toplam bankacılık varlıklarının yüzde 9,5'ini oluşturduğu, kamu katılım bankalarının ise bu varlıkların yüzde 4,3'ünü elinde bulundurduğu belirtilen açıklamada, şunlar ifade edildi:

"Güçlü iç sermaye üretimi ve büyüme iştahının desteğiyle sektörün bu yılın ikinci yarısında da pazar payı kazanmaya devam etmesini bekliyoruz. Sektörün sürekli büyümesi, stratejik önemini pekiştiriyor. Bu durum, kamu katılım bankalarının notlarını belirleyen olası devlet desteği vizyonumuzda temel bir faktördür. Planlanan 3 katılım bankasının birleşmesi bu pazar yapısında rekabet gücünü ve büyümesini destekleyebilir."

Birleşmenin Getireceği Güçlü Kurumsal Yapı ve Riskler

Büyük dönüşüm hamlesinin merkezinde yer alan dev kamu finans kurumlarının mevcut pazar ağırlığı ve sürecin getirebileceği olası riskler analiz ediliyor. Birleşmesi öngörülen kurumların Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Halk Katılım olduğunun hatırlatıldığı açıklamada, bu 3 bankanın mart sonu itibarıyla toplam bankacılık sektöründe yüzde 3,4, katılım bankaları arasında ise yaklaşık yüzde 36 pazar payına sahip olduğu bilgisi verildi. Birleşmeyle ortaya çıkacak yeni yapının, Türkiye'nin en büyük katılım bankası konumuna gelerek daha büyük bir ölçek ve daha güçlü bir kurumsal yapıyla bağımsız kredi itibarını artırabileceği belirtildi. Birleşmenin nasıl gerçekleştirileceğine ve takvimine ilişkin ayrıntılı planların henüz açıklanmadığı, bu durumun uygulama riskleri doğurabileceği ve Fitch'in birleşme sonrası için herhangi bir sermaye artırımı planından haberdar olmadığı not düşüldü.

Sektörün Genişleyen Oyuncu Ağı ve Halka Arz Adımları

Piyasadaki oyuncu sayısının artması ve sermaye piyasaları üzerinden fon sağlama girişimleri, katılım finans modelinin geleceğini şekillendiriyor. Açıklamada, geleneksel bankaların sektöre girişinin yanı sıra yeni oyuncuların da büyümeyi ve rekabeti destekleyebileceği belirtilerek, Türkiye'nin önde gelen indirim market zincirlerinden BİM'in, bu ay 10 milyar lira sermayeyle bir katılım bankası kurmak için yasal onay aldığını duyurduğu anımsatıldı. Türkiye Emlak Katılımın planlanan halka arzının da Bankanın büyüme hızına bağlı olarak yeni sermayeye erişim yoluyla sermaye yapısını destekleyebileceği ifade edildi.

Üç Banka Birleşebilir

Kamu bankalarının tek çatı altında toplanması ve faizsiz finans sisteminin büyümesi yönündeki en üst düzey stratejik hedefler kamuoyuna açıklanmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5 Haziran'da düzenlenen 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'nde, "Emlak Katılım'ı halka arz etmeyi hedefliyoruz. Bir diğer hamlemiz, Ziraat, Vakıf ve Halk Katılım'ın birleştirilmesi olacaktır. Bunların güçlerini birleştirmesiyle sektör farklı bir ivme kazanacaktır" ifadesini kullanmıştı. Sektörün geleceğini şekillendirecek bu hamlelerin önümüzdeki dönemde yakından takip edileceği öngörülüyor.

Uluslararası finans analizleri ve en üst düzey resmi açıklamalar, Türkiye'de kamu katılım bankalarının birleşmesiyle faizsiz bankacılık sektörünün çok daha güçlü, rekabetçi ve dinamik bir kurumsal yapıya kavuşacağını açıkça gösteriyor.

Kaynak: AA