Ankara'da 14 Ocak'ta kapılarını açan ve büyük bir coşkuyla devam eden Hatay-Gaziantep Yöresel Ürünler ve Yemek Şenliği, Altındağ Karapürçek'te lezzet tutkunlarına benzersiz bir deneyim sunuyor.
19 Ocak tarihine kadar sürecek olan etkinlikte, yörenin en seçkin üreticileri Başkentlilerle bir araya gelirken, ayrıca katılımcılar doğal ve yöresel ürünleri satın alarak alışveriş deneyimlerini zenginleştiriyor.

Karapürçek’te Kültürel Buluşma Gerçekleşiyor
Altındağ ilçesinin yoğun noktalarından biri olan Karapürçek Kapalı Semt Pazarı alanında dikkat çeken stant alanları, ziyaretçilere bir lezzet yolculuğu vadediyor.

Etkinlik alanında, Hatay'ın künefesinden Gaziantep'in baklavasına, el yapımı baharatlardan kadar geniş bir ürün yelpazesi doğrudan üreticiden tüketiciye sunuluyor.

Baharatçı Sercan Demir: Şifayı Ayağınıza Getirdik
Şenliğin en renkli stantlarından birine sahip olan Baharatçı Sercan Demir, kış aylarının önemine dikkat çekerek şu sözleri kaydetti:
"Hatay'ın bereketli topraklarından elde ettiğimiz taze baharatları ve özel karışımlarımızı Ankara'ya getirdik. Özellikle bu soğuk günlerde bağışıklığı güçlendiren kış çaylarımız ve tescilli pul biberlerimiz büyük ilgi görüyor. Amacımız yalnızca satış yapmak değil, vatandaşlarımıza baharat kültürünü doğru biçimde tanıtmak."

Baklavacı Zafer Usta: Antep’in Baklavası İşçiliğiyle Kendisiyle Gösterir
Gaziantep’in baklavasının önemine ilişkin görüşlerini aktaran Baklavacı Gaziantepli Zafer Usta, geleneksel yöntemlere vurgu yaparak şunları söyledi:
"Gerçek Gaziantep baklavası, işçilik ve malzeme kalitesiyle kendini gösterir. Burada Ankaralı dostlarımıza fıstığın en kalitelisiyle hazırladığımız, günlük açılan taze baklavalarımızı sunuyoruz. İlgi bizi oldukça mutlu ediyor.”

Savaş Bakır: Güneşin Tadı Bu Salçalarda Saklı
Salça üretimini anlatan Savaş Bakır, kaliteli salçanın karakteristik özelliklerine şu sözlerle değindi:
"Bizim salçalarımız fabrikasyon değil, tam tersine klasik yöntemlerle, güneş altında olgunlaşarak üretiliyor. Renginin kıvamının yoğunluğu, içinde su içermemesinden kaynaklanıyor. Yemeklere kattığı o eşsiz aroma, tarladaki domatesin ve biberin en doğal haliyle korunmasından oluşuyor.”




