Hindistan'ın Himalayalar bölgesinde yer alan Roopkund Gölü, yüzlerce insan iskeletiyle dolu olması nedeniyle "İskelet Gölü" olarak anılmaktadır. İlk olarak 1942'de keşfedilen bu iskeletler, uzun yıllar boyunca kim oldukları ve nasıl öldükleri hakkında birçok teori ortaya atılmasına neden olmuştur. İşte bu korkunç bilmeceyi çevreleyen detaylar ve bilimsel açıklamalar…

Hindistan'daki Roopkund Gölü Neden İskeletlerle Dolu Görsel 12

Roopkund Gölü'ndeki iskeletler, ilk olarak 1942'de bir muhafız tarafından 5.000 metre yükseklikte bulunan buzul gölünde keşfedildi. II. Dünya Savaşı sırasında keşfedilmeleri, bu iskeletlerin Japon işgalcilerden kalan kalıntılar olduğu düşüncesini doğurdu. Ancak, yapılan incelemeler sonucunda iskeletlerin en az 100 yıllık olduğu anlaşıldı ve bu teori hızla çürütüldü. Bunun yerine, 1841'de Himalayalar'da kaybolan Keşmir'den gelen bir orduya ait olabilecekleri öne sürüldü.

1960'lardan 2004'e: Yeni Bulgular ve Teoriler

1960'larda yapılan tarihleme çalışmaları, iskeletlerin yaklaşık 500-800 yıl öncesine ait olduğunu gösterdi. Bu durum, Keşmir teorisini geçersiz kıldı ve 14. yüzyılda Delhi Sultanı'nın başarısız bir istilası olabileceği yönündeki spekülasyonları artırdı. Kemiklerdeki hasarlar bir tür mücadelenin izlerini taşıyordu, ancak bu teoriler de zamanla yerini belirsizliğe bıraktı.

2004 yılında, National Geographic Channel tarafından yapılan "Roopkund: The Skeleton Lake" belgeseli için gönderilen araştırma ekibi, daha kesin sonuçlar elde etti. DNA testleri, gölde bulunan yaklaşık 200 ceset arasında iki ayrı insan grubunun olduğunu ortaya çıkardı. Bu gruplardan birinin hacı grubu olduğu, diğer grubun ise yerel halktan rehberler olabileceği düşünüldü. Ayrıca iskeletlerin daha önce tahmin edilenden çok daha eski olduğu ve yaklaşık 1.200 yıl öncesine ait oldukları belirlendi.

Hindistan'daki Roopkund Gölü Neden İskeletlerle Dolu Görsel 3

Çözüm: Acımasız Dolu Fırtınası

Araştırmalar, kurbanların başlarında ve omuzlarında yoğun künt travmalar olduğunu, ancak vücutlarının diğer bölgelerinde belirgin yaralanmalar olmadığını gösterdi. Bu durum, savaş, heyelan veya intihar gibi teorileri çürüttü. Kurbanlar büyük dolu taneleri tarafından vurulmuş gibi görünüyordu. Yakınlardaki bir efsane, dağlardan geçen ve Tanrıça Nanda'ya saygı göstermeyen bir grup gezginin, devasa dolu taneleriyle öldürüldüğünü anlatıyordu. Bu efsanenin gerçeğe dayandığı ve gerçekten de dev dolu tanelerinin bu trajediyi meydana getirdiği sonucuna varıldı.

Yakın Tarihin En Sıcak Günü: 21 Temmuz Yakın Tarihin En Sıcak Günü: 21 Temmuz

Gölün Bugünkü Durumu

Roopkund Gölü, halen tam olarak kazılmamış ve korunmamıştır. Her yıl buzların erimesiyle birlikte, turistler bu korkunç cazibe merkezini görmek için akın etmektedir. Ne yazık ki, bazı turistler buradan kemik veya kafatası çalmaktadır. Bilimsel olarak sadece 200 iskelet incelenmiş olsa da, bölgedeki toprağın, buzun ve karın altında yaklaşık 600 iskeletin daha saklı olabileceği düşünülmektedir.

Muhabir: Sibel Bay