Türkiye nüfusunun yüzde 49,98'ini oluşturan kadınların eğitim, istihdam ve sosyal yaşamdaki çarpıcı değişimleri resmi verilere yansıdı.

Nüfus Dengesi ve Yaşam Süresindeki Kadın Farkı

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye'de kadın nüfusu 43 milyon 32 bin 734 kişi olarak kaydedildi. Toplam nüfus içindeki payları yüzde 49,98 olsa da kadınların erkeklerden daha uzun yaşaması, yaş ilerledikçe bu dengeyi kadınların lehine değiştiriyor. Doğuşta beklenen yaşam süresi kadınlarda 80,7 yıla kadar yükselirken, erkeklerde bu süre 75,5 yıl seviyesinde kalıyor. Özellikle 90 yaş ve üzeri grupta kadınların oranı yüzde 69,7'ye kadar çıkarak biyolojik dirençteki farkı açıkça gösteriyor.

Eğitim Seviyesindeki Yükseliş ve İstihdama Yansıması

Kadınların eğitim hayatındaki başarısı yıllar içinde istikrarlı bir artış sergiledi. 2024 yılı itibarıyla en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 yaş üzeri kadınların oranı yüzde 88,3’e ulaştı. Yükseköğretim mezunu kadınların oranı yüzde 23,6 olurken, bu başarı doğrudan işgücü piyasasını da etkiledi. Eğitim seviyesi yükseldikçe kadınların işgücüne katılım oranı da artıyor; yükseköğretim mezunu kadınlarda bu oran yüzde 68,7 ile en yüksek seviyesine ulaşıyor. Ancak genel istihdam oranlarına bakıldığında kadınların yüzde 32,5'lik payı, erkeklerin yarısından daha az bir seviyede kalmaya devam ediyor.

Siyasette ve Akademide Kadın Temsili Güçleniyor

Karar alma mekanizmalarında kadınların rolü her geçen yıl daha da belirginleşiyor. Kadın büyükelçi oranı 2011 yılında yüzde 11,9 iken 2025 yılında yüzde 28,4'e kadar yükseldi. Benzer bir ilerleme Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde de görüldü; meclisteki kadın milletvekili oranı yüzde 19,9'a çıktı. Akademik dünyada ise kadın profesörlerin oranı yüzde 34,9’a ulaşırken, kadın doçentlerin payı yüzde 43,3 ile dengeli bir dağılıma yaklaştı. Üst ve orta düzey yönetici pozisyonlarındaki kadın oranı ise yüzde 21,5 olarak kaydedildi.

Yapay Zeka ve Teknoloji Kullanımında Kadınlar Önde

Dijital çağın gerekliliklerine uyum sağlayan kadınlar, teknoloji kullanımında da iddialı bir konumda bulunuyor. Üretken yapay zeka kullanım oranı genç kadınlar arasında dikkat çekici seviyelere ulaştı. 16-24 yaş grubundaki kadınların yüzde 40,5'i yapay zeka araçlarını kullandığını beyan ederek, aynı yaş grubundaki erkekleri geride bıraktı. İnternet kullanan tüm kadınlar genelinde ise yapay zeka kullanım oranı yüzde 18,8 olarak istatistiklere geçti.

Sosyal Hayat, Evlilik ve Aile Yapısındaki Değişim

Resmi evlilik istatistiklerine göre kadınlarda ortalama ilk evlenme yaşı 26,0 olarak belirlendi. Eğitimli annelerin çocuklarının da eğitim seviyesinin yüksek olduğu görülürken, annesi yükseköğretim mezunu olan bireylerin yüzde 84,4'ü de yükseköğretim mezunu oldu. Boşanma davaları sonucunda çocukların velayeti ise yüzde 74,6 gibi büyük bir oranla annelere verildi. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan kadınların oranı yüzde 30,1 olurken, bu durum sosyal destek mekanizmalarının önemini bir kez daha hatırlatıyor.

İnanılmaz Aile 3 Ne Zaman Çıkacak? Disney Tarih Verdi
İnanılmaz Aile 3 Ne Zaman Çıkacak? Disney Tarih Verdi
İçeriği Görüntüle

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Farkındalık

Araştırma sonuçları, kadınların yaşamları boyunca karşılaştıkları zorlukları da gözler önüne seriyor. Kadınların en fazla maruz kaldığı şiddet türü yüzde 28,2 ile psikolojik şiddet olurken, bunu ekonomik ve fiziksel şiddet takip ediyor. Eğitim seviyesi arttıkça ekonomik şiddetin azaldığı, ancak ısrarlı takip ve dijital şiddet gibi modern dönem sorunlarının arttığı gözlemlendi. Özellikle dijital şiddet ve ısrarlı takip vakalarında faillerin büyük bir kısmının yabancı kişilerden oluşması, dijital güvenlik farkındalığının artırılması gerektiğini ortaya koyuyor.

Türkiye'nin güncel kadın istatistikleri, bir yandan eğitim ve teknoloji kullanımındaki umut verici ilerlemeyi gösterirken, diğer yandan istihdam ve şiddetle mücadele gibi alanlarda kat edilmesi gereken mesafeye ışık tutuyor.

Muhabir: Betül Gökçe AKGÖL