Tarihsel kaynaklar göre, kahvenin Osmanlı topraklarında ortaya çıkışı, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Yemen Valisi Özdemir Paşa sayesinde gerçekleşmiştir.

Bu süreçle beraber, 16. Yüzyılın ortalarında kahvenin İstanbul’a gelmesi içeceğin, toplumu kültürel ve sosyal anlamda da dönüştürmesine sebep olmuştur.

Acı Yediğimizde Neden Terleriz? Kapsaisin ve VR1 Reseptörleri
Acı Yediğimizde Neden Terleriz? Kapsaisin ve VR1 Reseptörleri
İçeriği Görüntüle

Başka bir tarihsel kaynak ise, Osmanlı’nın kahve ile buluşmasını 1555 yılında Halepli iki tüccarın İstanbul’da açmış oldukları kahvehane ile gerçekleştiğini ifade etmektedir. Konuya ilişkin farklı anlatımlar yer alsa da, tarihsel kaynakların kesişim noktasında kahvenin net olarak 16. yüzyılda Osmanlı topraklarına girdiği belirtilmektedir.

Kahveden Önceki Renk: “Fındıki”

16. yüzyıldan önceki tarihi kaynaklar incelendiğinde, günümüzde “kahverengi” olarak tanımlanan renk tonlarının Osmanlı dönemine ait verilerde “fındıki” kavramıyla adlandırıldığı görülmektedir. “Fındıki” sözcüğü köken bilgisi bakımından Farsçadır ve doğrudan “fındık kabuğu rengi” anlamında kullanılmaktır. Bu kullanım, Osmanlı renk terminolojisinin doğa kaynaklı metaforlar çerçevesinde biçimlendiğini göstermektedir.

Bu süreçte renk adlandırmaları, nesnelere bağlı metaforlarla tanımlanmakta, doğrudan maddi kültür unsurlarıyla özdeşleştirilmektedir. Fındık kabuğu, bu açıdan, koyu tonlu kahverenginin temel dayanak noktası olmuştur.

Kahvenin Kültürel Etkisi Nasıl Şekillenmiştir?

Kahvenin Osmanlı toplumunda etkisini göstermesiyle beraber, sosyal hayatın yanı sıra dil yapısı da dönüşüm geçirmiştir. Kısa sürede yaşamın temel merkezlerinden biri haline gelen kahve, rengin kullanımında da etkisini göstermiştir. Öyle ki zaman içerisinde fındıki kavramının yerini kahverengi ifadesi alarak dile yerleşmiştir.

Söz konusu bu değişim, kelime farklılığının ötesinde, kültürel referans sistemi üzerinde de değişikliğe neden olmuştur. Daha önceden doğadan alıntılarla tanımlanan renk tonu, toplumsal yaşamın merkezine yerleşen bir içecek üzerinden aktarılmaya başlanmıştır.

Bu değişim, yalnızca bir kelime farklılığı değil, kültürel referans sisteminin dönüşümünü ifade etmektedir.

Muhabir: Sibel Bay