Kış aylarında kar yağışının normal bir durum olduğu düşünüldüğünde, birçok kişi soğuk hava günlerinde karın keyfini çıkarmak amacıyla farklı ikramlar hazırlamaktan hoşlanır. Ancak, yaygın bir uyarı olarak, karın sadece temiz ve bozulmamış olduğu durumda tüketilmesi önerilmektedir.

Çoğu insanın farkında olmadığı bir gerçek ise, yeni düşen karın aslında tamamen temiz olmadığıdır. Meteorolog Mary Scarzello Fairbanks'e göre, kar yağışı sırasında düşen kar kristalleri, havadaki çeşitli partiküller ve kirleticilerle temas eder. Bu durum, karın içerisinde kir, kurum, bakteri parçacıkları ve hatta kimyasal maddelerin bulunabileceği anlamına gelir.

Beyin Görüntüleme Verileri NP Model'de Beyin Görüntüleme Verileri NP Model'de

Araştırmalar, rüzgarlı hava koşullarının karı, önceki toprak ve çevresel kirlilikle birleştirerek karıştırabileceğini göstermiştir. 2015 yılında “Çevre Bilimi: Süreçler ve Etkiler” dergisinde yayınlanan bir çalışma, karın hava kirliliğiyle nasıl etkileşime girebileceğini detaylandırmıştır.

Kar tüketimi ile ilişkilendirilen hastalıklarda belirgin bir artış olmamakla birlikte, havadaki kirleticilerin solunmasıyla alakalı sağlık riskleri vardır. Ancak, genellikle küçük miktarlarda kar tüketildiği varsayıldığında, bu riskin düşük olduğu düşünülmektedir.

Acil durumlarda kar tüketimi, özellikle mahsur kalan kişiler için vücut ısısını düşürebileceği için dikkatli bir şekilde ele alınmalıdır. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), su temini sorunları yaşandığında toplanan karın kaynatılarak mikropların öldürülebileceğini belirtmektedir. Bu nedenle, kar tüketimi konusunda dikkatli olmak ve güvenlik önlemlerine uymak önemlidir.

Kaynak: Sibel Bay