Uykuya Dalarken Neden Düşme Hissine Kapılırız? Uykuya Dalarken Neden Düşme Hissine Kapılırız?

Yazar Nalan Durmuş konuya ilişkin yaptığı açıklamada; "Tarih boyunca bireylerin ve toplumların merak konusu olmuş, üzerinde fazlaca düşünülmüş, yorumlar yapılmış, kitaplar yazılmış bir konu olan rüyalar hakkında kısa ipuçları vermek gerekir. Dilerseniz bu kısa ipuçlarını şöyle açıklayalım: Rüyalar bilinçaltımızla olan en basit bağlantılarımızdır. Bilinçaltımız her rüyada doğrudan bizimle konuşur. Rüyalar fiziksel olduğu kadar psikolojik veya ruhsal olanla da ilgili olan iyileştirici bir bileşene sahiptir. Hem psikolojik hem de ruhsal olarak kendimizi keşfetmemizi destekleyen bir iletişim şeklidir. Rüya yorumlarında sıklıkla karşılaşılan zorluk, bilinçaltının günlük hayattakinden tamamen farklı bir dil sistemi kullanıyor olmasıdır. Bilinçaltının iletişim kurduğu birincil yöntem sembol, metafor, dil sürçmeleri, eşzamanlılık ve kelime oyunlarıdır. Rüyalarımız bilinçaltımıza giden en iyi yoldur, hayatımızı nasıl ya- şamamız gerektiği konusunda güçlü ve faydalı bir etkiye sahiptir. Rüyalar bireye ait olan bilinçaltı iletişimin benzersizliğini ortaya çıkarır. Bu durum aynı zamanda bireylerin benzersizliğini de farklı bir ifadesidir. Rüyalar bütünlüğün hizmetindedir ve bize içsel rehberlik fırsatı sunar. Rüyalar söylemek istediklerini bizlere söyler ancak bunu gündü kullanılan dille söylemedikleri için anlamakta zorlanır yorumlamaya çalışırız" ifadelerini kullandı.

Rüya sözcüğünün kelime anlamına değinen Durmuş; "Rüya, Arapça bir sözcüktür, genel bir ifade ile uykuda görülen, birey- lerin uyku sırasında zihinlerinden geçirdikleri hayaller dizisidir. Rüya uyku esnasında zihinde oluşan, duygu, düşünce, algı ve hayal bileşenlerinden oluşan bir deneyim olarak da tanımlamak mümkündür. Rüyalar genellikle görsel, işitsel, dokunsal ve duygusal unsurlar içerirler. Genellikle uyku döngüsünün REM (Rapid Eye Movement) evresinde görülürler ve bu evrede beyindeki faaliyetler artar. REM uykusu, uykunun dördüncü aşaması olup kişi uykuya daldıktan 90 dakika sonra gerçekle- şen rüyaların görüldüğü uyku evresidir. REM uykusu hızlı göz hareketi, paradoksal uyku ve uykunun rüya görülen evresi olarak da bilinir. Rüyalar, somut olarak algıladığımız dünyanın içinde başka bir dünyanın var olduğunu gösterir, zaman ve de mekân sınırlaması yoktur, tarih boyunca farklı kültürlerde ve farklı zaman dilimlerinde önemli bir yere sahip olmuştur. Rüya, uykuda görülense; uyku da insan hayatının belli bir kısmını kapsıyorsa, yaşadığımız sürece rüyalarımızın bizimle var oluşlarını inkâr edemeyiz. İnsanların ortak paylaşımlarda bulunup kararlar aldıkları, yaşadıkları olaylara gerçek olarak anlam kattıkları, günlük hayatları varken uyuduklarında kendilerine eşlik eden nesnelerin, simgelerin ve seslerin olduğu bilinmezliklerle dolu, kendilerine özgü farklı tasarımlar içeren rüyaları vardır. Rüya uyku süresince bize farklı deneyimler yaşatırken gündelik hayat içinde sakin ve akılcı davranmamızı desteklediği söylenebilir. Amerikalı uyku araştırmacısı Charles Fisher'ın "Rüya her gece sessizce ve tehlikeli olmayacak şekilde bizleri deliliğe götürmektedir." şeklindeki yorumu da bu tesbiti destekler niteliktedir" şeklinde konuştu.

Kültür, Rüyaları Şekillendirir

Rüyaların kültürel ögelere göre biçimlendiğini dolayısıyla kültürel bir öe haline geldiğini ileri sürerek; "Rüyalar toplumların kültür öğelerini oluşturan unsurlardan biridir. Toplumsal rüya kabulleri; rüyada görülen semboller, genel inanışlar, sosyal paylaşımlardır. Bu kabuller aynı zamanda toplumun etkileşim içinde olduğu diğer kültürlerin etkileriyle de şekillenir ve toplumların kültürel yapısını etkiler. Böylece toplum tarafından kabul görmüş kül- türel sembollere göre rüyalarını yorumlayan bireyler, toplum nezdinde de onaylanan ve ortak rüya motiflerinin içinde yer aldığı bu rüya gele- neğinin sürekliliğini sağlarlar. Belli bir zaman diliminde de aynı mo- tiflerin yer aldığı, benzer rüyaların artması ile de rüyalar bireysellikten çıkıp toplum tarafından kabul edilebilir hâle gelir, yüzyıllar içinde o toplumun rüya hafızasını oluşturur" dedi.

Muhabir: Arda Kemal Atay