Küresel piyasalarda Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler petrol fiyatlarını Ekim 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı. Enerji arzına yönelik endişelerin enflasyon beklentilerini tetiklemesiyle Fed’in faiz indirim ihtimali zayıflarken, bu durum altın ve gümüş gibi değerli metallerin haftayı değer kaybıyla tamamlamasına yol açtı.
Jeopolitik Riskler Enerji Arzını Tehdit Ediyor
Hafta boyunca küresel risk algısını şekillendiren temel unsur, Orta Doğu’dan Asya’ya uzanan enerji koridorundaki aksamalar oldu. Hürmüz Boğazı çevresindeki ham petrol ve LNG sevkiyatına dair endişeler, sadece doğrudan arz riskini değil, aynı zamanda sigorta ve navlun maliyetlerini de yukarı çekti. Bu durum Brent petrolün varil fiyatının haftalık bazda yüzde 24,4 gibi sert bir artışla 90,8 dolara yükselmesine neden oldu. Doğal gaz fiyatları da küresel LNG riskinin etkisiyle yüzde 9 oranında değer kazandı. Enerji fiyatlarındaki bu sıçrama, ABD ve Avrupa’da enflasyonist kaygıları yeniden canlandırarak piyasaların faiz indirim beklentilerini ötelemesine yol açtı.
Değerli Metaller Dolar Baskısı Altında Ezildi
Normal şartlarda jeopolitik kriz dönemlerinde güvenli liman olarak görülen altın ve gümüş, bu hafta beklenen yükselişi gerçekleştiremedi. Analistler, enerji maliyetlerindeki artışın Fed’in faiz indirimlerini ertelemesine neden olabileceği beklentisinin değerli metalleri baskıladığını belirtiyor. Dolar endeksinin yüzde 1,4 artışla 99 seviyesine çıkması ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 4,14 seviyesinde seyretmesi, altının yükseliş potansiyelini sınırladı. Haftalık bazda gümüşte yüzde 10, altında ise yüzde 1,8 oranında değer kaybı yaşanırken, güvenli liman talebi güçlenen dolar karşısında dengelendi.
Baz Metallerde Alüminyum Pozitif Ayrıştı
Sanayi metalleri genelinde negatif bir seyir izlenirken, alüminyum arz endişeleriyle bu durumdan istisna tutuldu. Körfez hattındaki lojistik sorunlar ve Bahreyn ile Katar kaynaklı üretim kesintisi ihtimalleri, alüminyum fiyatlarını 2023 başından bu yana en güçlü haftalık yükselişine taşıdı. Bölgenin küresel alüminyum arzındaki yüzde 8'lik payı, Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatın kritik önemini bir kez daha gösterdi. Buna karşılık bakır fiyatları, Çin’den gelen zayıf imalat verileri ve Londra Metal Borsası’ndaki yüksek stok seviyeleri nedeniyle baskı altında kalarak haftayı düşüşle kapattı.
Tarım Emtialarında Lojistik ve Gübre Çıkmazı
Gıda fiyatları üzerinde de Orta Doğu ve Karadeniz hattındaki riskler belirleyici oldu. Çatışmaların enerji ve gübre maliyetleri üzerinden yarattığı baskı, buğday ve mısır fiyatlarında risk primini artırdı. Karadeniz hattındaki güvenlik endişeleri ve Ukrayna limanlarındaki belirsizlikler buğday fiyatlarını yukarı yönlü destekledi. Özellikle Orta Doğu kaynaklı gübre arzındaki olası aksamaların ekim maliyetlerini artıracağına dair haber akışı, Chicago Ticaret Borsası’nda tarım ürünlerinin değer kazanmasına neden oldu. Kakao tarafında ise arz akışına yönelik devlet politikaları fiyatların haftayı yüzde 11,8 gibi yüksek bir oranla artıda kapatmasını sağladı.
Makroekonomik Veriler Faiz Beklentilerini Şekillendiriyor
ABD ve Avrupa’dan gelen ekonomik veriler, piyasalardaki belirsizliği derinleştiriyor. ABD’de tarım dışı istihdamın şubat ayında 92 bin kişi azalması ve işsizlik oranının yüzde 4,4’e yükselmesi, ekonomide ivme kaybına işaret etse de enerji fiyatlarındaki yükseliş Fed’in elini kolunu bağlıyor. Avrupa tarafında ise enerji şokunun girdi maliyetlerini son 38 ayın en hızlı seviyesine çıkarması, Avrupa Merkez Bankası yetkililerinin veri odaklı temkinli tutumunu korumasına neden oluyor. Çin’de ise imalat sanayisindeki daralma sinyalleri baz metallere olan talebi zayıflatmaya devam ediyor.
Orta Doğu'daki tansiyonun düşmemesi durumunda, enerji emtiaları ile diğer varlık sınıfları arasındaki bu fiyat makasının daha da açılması bekleniyor.





