Uluslararası finans piyasaları, küresel jeopolitik hamlelerin gölgesinde gelecek hafta Amerika Birleşik Devletleri'nde ilan edilecek olan makroekonomik büyüme ve tüketim verilerine odaklandı.

Uluslararası finans dünyası, stratejik diplomatik adımların ve merkez bankalarının para politikama hamlelerinin hissedildiği hareketli bir haftayı geride bıraktı. Yatırımcıların risk iştahını doğrudan etkileyen siyasi gelişmeler küresel borsalarda yönü belirlerken, ana merkez bankalarının faiz kararları da makroekonomik dengeler üzerinde belirleyici rol oynadı.

ABD Petrol Sondaj Kulesi Sayısı 433 Seviyesinde Sabit Kaldı
ABD Petrol Sondaj Kulesi Sayısı 433 Seviyesinde Sabit Kaldı
İçeriği Görüntüle

Washington ve Tahran Arasında Tarihi İmza

Küresel piyasalarda haftanın ana gündem maddelerini ABD-İran arasındaki ateşkes süreci ile Fed başta olmak üzere önde gelen merkez bankalarının faiz kararları oluşturdu. Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen diplomatik temaslar neticesinde, 14 Haziran tarihinde çatışmaların durdurulmasını içeren 14 maddelik bir uzlaşı sağlandı. İslamabad Mutabakatı adı verilen bu tarihi metin, 18 Haziran günü İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak yürürlüğe girdi. Lübnan'ı da kapsayan savaşın bitirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın ticarete açılması ve deniz ablukasının kaldırılması gibi kritik başlıkları içeren bu mutabakatın ardından tarafların, nükleer program ve yaptırımlar konusunu görüşmek üzere 60 günlük yeni bir müzakere sürecine girmesi bekleniyor. Hürmüz Boğazı'ndaki abluka kaldırılsa da İsviçre Dışişleri Bakanlığının görüşmelerin iptal edildiğine dair açıklaması sürecin kırılganlığını koruduğunu gösterdi. Diğer yandan üst düzey bir Amerikalı yetkili, İsrail ile Hizbullah arasındaki ateşkesin dün Türkiye saati ile 16.00'da başladığını iddia etti. Bu diplomatik gelişmeler petrol fiyatlarında gerilemeye neden olurken, nihai ayrıntıların belirsizliği yatırımcı kararlarını zorlaştırıyor.

Amerika Merkez Bankası Faiz Oranını Sabit Tuttu

Ekonomi çevrelerinin kilitlendiği faiz kararı açıklandı ve Amerika Merkez Bankası politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit bıraktı. Bankadan yapılan açıklamada, politika faizinin sabit tutulması kararının oy birliğiyle alındığı bildirildi. Enflasyonun enerji dahil bazı sektörlerde fiyat artışlarına yol açan arz şoklarının da etkisiyle bankanın yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmayı sürdürdüğüne işaret edilen açıklamada, Komite'nin fiyat istikrarını sağlamaya kararlı olduğu vurgulandı. Kevin Warsh liderliğinde yapılan ilk toplantının ardından karar metninin ciddi şekilde kısaltılması dikkat çekti. Banka, fon oranına ilişkin yıl sonu tahminini yüzde 3,4'ten yüzde 3,8'e yükseltirken, 2027 tahminini yüzde 3,1'e çıkardı. 2028 tahmini de yüzde 3,4'e yükseltildi. Bu öngörüler 2026 yılında faiz artışı ihtimalini masaya getirdi. Noktasal grafik verilerine göre 18 yetkiliden 9'u bu yıl faiz artışı beklerken, Başkan Warsh bu grafikte kendi tahminine yer vermeyerek eski iletişim politikasından uzaklaşılacağının sinyalini verdi. Enflasyon tahminleri bu yıl için yüzde 3,6'ya yükseltilirken, büyüme tahmini yüzde 2,2'ye düşürüldü. İşsizlik tahmini ise yüzde 4,3'e çekildi.

Kevin Warsh Sıkı Para Politikası Mesajı Verdi

Toplantının ardından kameraların karşısına geçen Fed Başkanı Kevin Warsh, düzenlediği basın toplantısında, enflasyonun yüzde 2 hedefinin oldukça üzerinde seyrettiğini belirterek, fiyat istikrarını sağlama konusunda kararlı olduklarını vurguladı. "Bu Komite fiyat istikrarını sağlayacak" diyen Warsh, Komite'nin bu konuda net ve hemfikir olduğunu söyledi. Politika metnindeki değişikliklere değinen Warsh, metnin daha kısa ve sade olduğunu, ileriye dönük yönlendirmenin açıklamada yer almadığını bildirdi. Kendi kişisel tahminini grafiklerde sunmaktan kaçındığını belirten Warsh'ın bu tutumu, analistler tarafından sözlü yönlendirme yerine doğrudan makroekonomik verilere odaklanılacak bir dönemin başlangıcı olarak yorumlandı. Metindeki verimlilik artışı vurgusu ise yapay zeka kaynaklı gelişmelerin bundan sonra daha fazla dikkate alınacağını gösterdi.

Emtia Piyasaları ve Değerli Metaller Hareketlendi

Jeopolitik gerilimlerin azalacağına yönelik iyimserlikle Brent petrolün varil fiyatı haftayı yüzde 6,7 azalışla 80,4 dolardan tamamladı. Ancak tedarik süreçlerinin hemen normale dönmeyecek olması ve İran'ın boğaz geçişlerinden ücret talep edebileceği beklentisi fiyatların savaş öncesi seviyeye inmesini zorlaştırıyor. Ücret talebi durumunda trafiğin Umman kıyılarına kayabileceği ve buradaki güvenli geçişin aylar sürebileceği tahmin ediliyor. Amerika Merkez Bankasının şahin duruşu ve bu yıl faiz artışı ihtimaline kesin gözüyle bakılması dolar endeksini 100,8 seviyesine yükseltirken, dolara artan talep altını baskıladı ve onsun fiyatı yüzde 1,3 kayıpla 4.156 dolara geriledi. Tahvil piyasasında ise 10 yıllık varlıkların faizi yüzde 4,46'dan kapanış yaptı.

New York Borsasında Teknoloji Şirketi Rüzgarı

Denizaşırı pay piyasalarında haftalık bazda pozitif bir seyir hakim olurken, ekonomi dünyasının gözü yeni bir halka arz operasyonuna kilitlendi. ABD'li iş insanı Elon Musk'ın üst yöneticisi olduğu SpaceX'in Nasdaq borsasındaki ilk haftası, halka arz büyüklüğü ve piyasa değerindeki tırmanışla dikkati çekerken şirketin hisseleri bu dönemde toplam yüzde 37 değer kazandı. Bu devasa finansal hareketliliğin yaşandığı haftada Dow Jones endeksi yüzde 0,71, S&P 500 endeksi yüzde 0,93 ve Nasdaq endeksi yüzde 2,43 yükseldi. Dow Jones endeksi 52.281,19 puanı bularak tarihi bir rekor kırdı. Yeni haftada ise gözler salı günü açıklanacak imalat ve hizmet sektörü verileri ile perşembe günü ilan edilecek büyüme ve çekirdek tüketim harcamaları verilerine yöneldi.

Avrupa Borsaları İngiltere Hariç Değer Kazandı

Avrupa tarafındaki hisse senedi piyasaları, Hürmüz Boğazı'ndan deniz trafiğinin yeniden başlaması ve enerji maliyetlerindeki gevşemeyle İngiltere dışındaki ülkelerde haftayı kazançla kapattı. İngiltere Merkez Bankası ise politika faizi verilerini beklentilere uygun olarak yüzde 3,75'te sabit bıraktı. Bankanın Para Politikası Kurulu açıklamasında, "Orta Doğu'daki savaş ve bunun enerji fiyatları ile İngiltere ekonomisine etkisi, enflasyon görünümüne ilişkin belirsizliğin başlıca kaynağı olmaya devam ediyor" ifadelerine yer verildi.

Kurul üyelerinden 7'si faizin sabit kalması, 2'si ise artırılması yönünde oy kullandı. BoE Başkanı Andrew Bailey, gerileyen enerji fiyatlarının olumlu olduğunu ancak son 4 aydaki yüksek seyrin enflasyonist baskı yarattığını belirtti. Avrupa Merkez Bankası tarafında ise faiz artırım beklentileri sürerken, ECB Başkanı Christine Lagarde, yüksek enerji fiyatlarının ekonominin diğer alanlarına da sirayet etmeye başladığını belirterek, enflasyonun ikinci tur etkilerine karşı tedbir mesajı verdi. Almanya Merkez Bankası Başkanı Joachim Nagel da enflasyon riskine karşı ihtiyatlı duruşun korunacağını bildirdi. Avro Bölgesi'nde yıllık enflasyon ise yüzde 3,2 olarak gerçekleşti. Haftalık bazda DAX 40 endeksi yüzde 1,4, FTSE MIB endeksi yüzde 2,6, CAC 40 endeksi yüzde 0,43 yükselirken, FTSE 100 endeksi yüzde 1 değer kaybetti. İtalya'da FTSE MIB endeksi rekor kırdı.

Asya Piyasalarında Yüksek Oranlı Yükselişler Görüldü

Doğu Asya piyasalarında çip sektörü ve sanayi kuruluşlarının öncülüğünde genel olarak yukarı yönlü bir grafik çizildi. Japonya Merkez Bankası, politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 1'e yükseltti ve 1995'ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı. Karar 7'ye karşı 1 oyla alınırken, Başkan Kazuo Ueda sağlık sorunları nedeniyle toplantıya katılamadı. Banka açıklamasında, "Temel TÜFE enflasyonunun yüzde 2'ye yaklaştığı ve finansal koşulların elverişli olduğu göz önüne analiz edildiğinde, Banka, ekonomik faaliyet ve fiyatlardaki gelişmelerin yanı sıra finansal koşullara yanıt olarak politika faiz oranını yükseltmeye ve para politikasındaki genişlemeci duruşun derecesini ayarlamaya devam edecektir" ifadeleri kullanıldı.

Banka ayrıca tahvil alımlarını azaltma planını duyurdu. Ülkede mayıs ayı enflasyonu yüzde 1,5 olurken, hükümet destekleri enerji fiyatlarının etkisini sınırladı. Çin tarafında ise mayıs ayı perakende satışları yüzde 0,6, sabit varlık yatırımları yüzde 4,1 azalırken, sanayi üretimi yüzde 4,5 arttı. Çin Merkez Bankası kısa vadeli faiz mekanizmasını geliştireceğini açıklarken, Avustralya Merkez Bankası faizi yüzde 4,35'te sabit bıraktı. Haftalık bazda Nikkei 225 endeksi yüzde 7,9, Kospi endeksi yüzde 11,4, Şanghay endeksi yüzde 1,5 yükseldi, Hang Seng endeksi yüzde 0,88 düştü. Japonya ve Güney Kore borsalarında tarihi zirveler görüldü.

Borsa İstanbul Haftayı Primli Kapattı

Yurt içinde ise alış ağırlıklı bir trend izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftalık bazda yüzde 5,7 oranında net bir değer kazancıyla 14.734,50 puana tırmandı. Döviz piyasasında dolar/TL kuru haftayı yüzde 0,4'lük sınırlı bir yükselişle 46,4390'dan kapattı. Diğer taraftan Amerika Birleşik Devletleri'nde görülen davada Halkbank aleyhindeki ceza davasının düşürülmesiyle 9 yıllık hukuki sürecin tamamen sona ermesi yurt içi piyasalarda olumlu yankılandı. Bu gelişmenin etkisiyle bankacılık endeksi haftayı yüzde 10 oranında büyük bir yükselişle kapatırken, Halkbank hisselerinde yüzde 4,2'lik bir artış kaydedildi. Yeni haftanın ilk gününde yurt içi veri gündeminde tüketici güven endeksi takip edilecek.

Gelecek hafta hem küresel piyasalarda açıklanacak büyüme verileri hem de jeopolitik risklerin seyri ekonomi dünyasındaki dengeleri şekillendirmeye devam edecek.

Kaynak: AA