Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA), "Yenilenebilir Kapasite İstatistikleri" raporunu kamuoyuna duyurdu. Raporda, küresel yenilenebilir enerji kurulu gücü 2025 yılında geçen yıla oranla yüzde 15,5 artış göstererek 5 bin 149 gigavata ulaştı. Geçen yıl kaydedilen 692 gigavatlık kapasite artışı, sektör tarihindeki en yüksek yıllık büyüme olarak açıklandı.

Jeopolitik gerilimlerin enerji arz güvenliğini tehdit ettiği bir süreçte açıklanan raporda, yenilenebilir enerjinin düşük maliyetli ve yerli bir kaynak olması sebebiyle uluslararası yakıt piyasalarına olan bağımlılığı azalttığı aktarıldı.

TZOB Verileri Dikkat Çekti, Mart Ayında 33 Ürün Zamlandı
TZOB Verileri Dikkat Çekti, Mart Ayında 33 Ürün Zamlandı
İçeriği Görüntüle

Kapasite Artışına Güneş ve Rüzgar Öncülük Etti

Geçen sene yaşanan rekor büyümenin itici gücü güneş enerjisi oldu. Güneş enerjisi kurulu gücü 511 gigavat yükselerek toplam büyümenin yaklaşık yüzde 73,8'ini meydana getirdi. Rüzgar enerjisi ise 159 gigavatlık artışla ikinci sırada yer aldı. Böylelikle güneş ve rüzgar, toplam kapasite artışının yüzde 96,8'ini karşılamış oldu. Biyokütle enerjisi ise 3,4 gigavatlık katkıyla büyümede üçüncü sırada yer aldı.

Bölgeler Arası Eşitsizlik Dikkat Çekiyor

Yenilenebilir enerji yatırımlarında Asya kıtası liderliğine devam etti. Asya ülkeleri, 513,3 gigavatlık yükselişle küresel büyümenin yüzde 74,2'sini tek başına sağladı. Toplam kurulu güçte Asya 2 bin 891 gigavat ile ilk sırada bulunurken, Avrupa 934 gigavat ile ikinci sırada yer aldı.

Orta Doğu bölgesinde Suudi Arabistan öncülüğünde yüzde 28,9'luk hızlı bir büyüme meydana gelirken, Afrika'da Etiyopya, Güney Afrika ve Mısır'ın etkisiyle 11,3 gigavatlık bir artış gözlendi. Orta Amerika ve Karayipler ise 21 gigavat ile en düşük kurulu güce sahip bölge olmayı sürdürdü.

IRENA Genel Direktörü Francesco La Camera, rapora yönelik yaptığı açıklamada, yenilenebilir enerjinin belirsizlik dönemlerinde bile kararlı biçimde büyüdüğünü ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Yenilenebilir enerjinin payının yüksek olduğu ve daha az merkezi bir yapıya sahip enerji sistemleri, doğası gereği çok daha dayanıklıdır. Enerji dönüşümüne yatırım yapan ülkeler; enerji güvenliği, dayanıklılık ve rekabet güçlerini artırdıkları için krizlerden ekonomik olarak daha az zarar görüyor."

Kaynak: AA