Mel Gibson için Hollywood’da saat yeniden çalışıyor.

Yıllar boyunca sektörden dışlanan yönetmen-oyuncunun “Hz. İsa’nın Dirilişi” (The Resurrection of the Christ) için yaklaşık 250 milyon dolarlık bir bütçeyle geri dönmesi dikkat çekici olduğu kadar iddialı.

Roma’daki ünlü Cinecitta Stüdyoları’nda süren çekimler ultra gizlilikle ilerliyor. Filmin, IMAX kameralarla çekildiği ve 2027’de geniş bir IMAX gösterimi için planlandığı konuşuluyor.

İki Film, Tek Büyük Bahis

Proje tek bir film değil. Yapımın iki ayrı bölüm halinde tasarlandığı ve her bir bölüm için 100 ila 125 milyon dolar civarında bir bütçe ayrıldığı belirtiliyor. Bu da toplamda 200-250 milyon dolarlık bir yapım maliyeti anlamına geliyor.

WhatsApp’tan Gruplar için Üç Yeni Özellik: Etiket, Çıkartma ve Hatırlatma
WhatsApp’tan Gruplar için Üç Yeni Özellik: Etiket, Çıkartma ve Hatırlatma
İçeriği Görüntüle

Bu rakam, Mel Gibson’ın kariyerinde yönettiği en pahalı film olma özelliğini de taşıyor.

Aynı zamanda, Hollywood’un bir dönem mesafeli durduğu bir isme yeniden ne kadar büyük bir kredi açtığını da gösteriyor.

Uzun ve Zorlu Bir Çekim Süreci

Hikayenin ölçeği ve anlatımın iddiası, takvime de yansımış durumda.

Ekim ayında başlayan çekimleri Haziran 2026’ya kadar sürmesinin planlandığı ifade ediliyor. Bu da filmin prodüksiyon açısından ne kadar zorlayıcı bir süreçten geçtiğini gösteriyor.

Eski Kadro Yok, Yeni Yüzler Var

Ayrıca 2004 yapımı ilk filmde yer alan Jim Caviezel ve Monica Bellucci, bu projede yer almıyor. Onların yerine daha az bilinen isimlerden oluşan bir kadro tercih edilmiş durumda.

Jaakko Ohtonen (Hz. İsa), Mariela Garriga (Meryem Mecdelli) ve Kasia Smutniak (Hz. Meryem) tercihleri, filmin yıldız gücünden çok anlatısına yaslanacağına işaret ediyor.

Lionsgate Takvimi Netleştirdi

Lionsgate de projeyi resmen iki bölümlük bir yayın planıyla takvimine aldı.

Birinci Bölüm 26 Mart 2027'de vizyon yapacak. Paskalya’ya çok yakın bir tarih olan 26 Mart, Hristiyanlıkta dirilişten önce yaşanan çile, ölüm ve bekleyiş sürecini simgeliyor.

İlk bölümden tam 40 gün sonra 6 Mayıs 2027'de vizyona girecek ikinci bölümün tarihi de sembolik. Hristiyan inancında da bu süre, Hz.İsa’nın dirilişinin ardından yeryüzünde kaldığı döneme karşılık geliyor.

Haliyle belirlenen vizyon tarihleri, hikayenin dini takvimle birebir örtüşecek şekilde planlandığını gösteriyor.

Sonuç Olarak

Mel Gibson’a verilen 250 milyon dolarlık bu bütçe, sadece bir film yatırımı değil; Hollywood’un geçmişle yaptığı sessiz bir hesaplaşma gibi duruyor.

Neden?

Mel Gibson’ın Hollywood’la arasının açılması, 2006 yılında yaşadığı alkollü araç kullanma olayıyla başladı. Bu süreçte kamuoyuna yansıyan antisemitik ifadeler, sektör ile arasında ciddi bir kırılma yarattı.

Sonraki yıllarda özel hayatına dair basına sızan, ırkçı ve şiddet içerikli iddialar barındıran ses kayıtları, bu mesafeyi kalıcı hale getirdi.

Şimdi bu proje başarılı olursa Gibson’ın kariyerinde yeni bir sayfa açılabilir mi? Göreceğiz.

Ama başarısız olursa, bu kadar pahalı bir dönüşün bedeli, Gibson için de ağır olur.

Muhabir: Ersan Akbaş