Küresel ölçekte tırmanışa geçen jeopolitik krizler ve petrol fiyatlarındaki hareketlilik, merkez bankalarının faiz indirim beklentilerini tamamen tersine çevirdi.
Küresel piyasalar ve ekonomi yönetimleri, jeopolitik krizlerin gölgesinde oldukça hassas bir süreçten geçiyor. Orta Doğu coğrafyasında tırmanan gerilimlerin makroekonomik dengeler üzerindeki olumsuz yansımaları, dünya genelinde finansal kırılganlığı artırmaya devam ediyor. ABD ve İsrail'in hamleleriyle başlayan, ardından karşılıklı misillemelerle derinleşen kriz ortamı, küresel tedarik zincirleri ve enerji arzı için ciddi bir tehdit oluşturuyor. İsviçre'de yürütülen diplomatik müzakereler barış umutlarını bir nebze canlı tutsa da Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarındaki riskler petrol fiyatlarını tetikliyor. Bu durum, fiyat istikrarını sağlamaya çalışan finans otoritelerinin manevra alanını daraltıyor.
Fed Kanadında Faiz Artırımı Sinyali Öne Çıktı
Dünya ekonomisinin rotasını belirleyen ABD Merkez Bankası, jeopolitik kriz öncesindeki gevşeme planlarını tamamen rafa kaldırmak durumunda kaldı. Savaş öncesinde yıl sonuna kadar iki kez faiz indirimine gitmesi beklenen bankanın hamleleri tersine döndü ve piyasalarda artık bir faiz artışı yapılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Son toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 bandında sabit tutan banka, yıl sonu fonlama oran tahminini yükselterek sıkı duruşun süreceğini gösterdi. Göreve yeni gelen Başkan Kevin Warsh, enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam ettiğini belirterek fiyat istikrarı konusunda taviz vermeyeceklerini açıkladı. Kevin Warsh, kurum içi stratejik dönüşüm adına para politikasının yürütülmesinde merkezi öneme sahip 5 alanda çalışma grubu oluşturulacağını belirterek, "Fed'in iletişim faaliyetleri, bilanço politikası, mevcut veri kaynaklarının kullanımı, dönüşüm çağında verimlilik ve istihdam ile Fed'in enflasyon çerçevelerinin bu alanlar olduğunu" aktardı.
Avrupa ve İngiltere Cephesinde Enflasyon Baskısı
Avrupa ekonomilerinde Orta Doğu kaynaklı enerji şoklarının etkileri net bir şekilde hissediliyor. Avrupa Merkez Bankası, tırmanan fiyat baskılarına yanıt olarak uzun bir aranın ardından yeniden faiz artırım yolunu seçti. Banka; refinansman faizini yüzde 2,40’a, mevduat faizini yüzde 2,25’e ve marjinal fonlama faizini ise yüzde 2,65’e yükseltti. Avro Bölgesi için büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize eden kurum, ekonomik aktiviteyi tamamen durdurmadan fiyatları kontrol altına alma çizgisinde ilerliyor. İngiltere Merkez Bankası ise politika faizini yüzde 3,75 seviyesinde sabit tutmayı tercih etti. Kurul toplantısında iki üyenin artış yönünde oy kullanması, adadaki enflasyonist endişelerin canlı olduğunu gösteriyor.
Asya Piyasalarında Tarihi Faiz Kararları
Asya kıtasının en büyük ekonomilerinde de jeopolitik risklerin getirdiği fiyat baskılarına karşı yapısal önlemler alınıyor. Japonya Merkez Bankası, yüksek ham petrol maliyetlerinin ekonomik faaliyetler üzerindeki baskısına karşı koymak adına tarihi bir karara imza atarak politika faizini yüzde 1 seviyesine çıkardı. Son 31 yılın en yüksek oranına ulaşan banka, finansal koşullara göre parasal sıkılaşma adımlarına devam edeceğini duyurdu. Japonya ayrıca tahvil piyasadaki oynaklığı engellemek adına uzun vadeli devlet tahvili ihale sıklıklarını azaltma kararı aldı. Bölgenin bir diğer dev gücü olan Çin'de ise gösterge niteliğindeki 1 ve 5 yıllık kredi faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe gidilmedi. Ulusal Bankalar Arası Fon Merkezi, kurumsal ve emlak kredileri için referans kabul edilen bu oranları mevcut seviyelerinde korudu.
TCMB Politika Faizini Sabit Bıraktı
Küresel ölçekteki bu sıkılaşma dalgası ve jeopolitik belirsizlikler sürerken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da kendi politika duruşunu koruma yoluna gitti. Para Politikası Kurulu, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 düzeyinde sabit tutma kararı aldı. Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranının yüzde 40'ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranının da yüzde 35,5'te sabit tutulduğu bildirilen duyuruda, "Yılın ilk aylarındaki yükselişinin ardından enerji fiyatlarının da etkisiyle nisan ayında artan enflasyonun ana eğilimi, mayıs ayında bir miktar gerilemiştir. Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında oynaklık ve yüksek seyir sürmektedir. İlk çeyreğe ait veriler iktisadi faaliyetin yavaşlamaya devam ettiğini gösterirken, öncü veriler iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret etmektedir" ifadeleri kullanıldı.
Uluslararası finans sistemindeki aktörler, Orta Doğu eksenli ham petrol fiyatlarındaki oynaklık ve tedarik hattı riskleri nedeniyle temkinli duruşlarını bozmayacak gibi görünüyor.




