Merkez bankalarının ve özel yatırımcıların tonlarca altın satın almasıyla birlikte resmi rezervlerdeki altın payı avro tahvillerini gölgede bıraktı.
Uluslararası finans piyasalarında kartlar yeniden karılırken Avrupa Birliği'ne üye 21 ülkenin ortak para birimi olan avronun küresel arenadaki konumu ekonomi çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.
Resmi Rezervlerde Altın, Avroyu Geride Bıraktı
Avrupa Merkez Bankası tarafından yayımlanan rapora göre, bireysel altın yatırımları geçtiğimiz yıl içinde tam iki katına çıkarak 2 bin 200 ton gibi devasa bir boyuta ulaştı. Aynı süreçte dünya genelindeki merkez bankaları da toplamda 850 ton altın satın alarak rezervlerini güçlendirdi. Ons fiyatlarında yaşanan agresif artışların da doğrudan etkisiyle, resmi rezervlerin içerisindeki altın payı hem avroyu hem de ABD Hazine tahvillerini geride bırakmayı başardı ve ortak para birimini gölgede bıraktı.
Ortak Para Biriminin Küresel Payı Değişmedi
Paylaşılan rapora göre, ortak para biriminin küresel pazar payı geçtiğimiz yıl neredeyse hiçbir değişim göstermeyerek genel göstergelerde yüzde 20 seviyesinde çakılı kaldı. Bu güncel oran, avronun bundan 20 yıl önceki parlak dönemlerinin oldukça altında bir performansa işaret etti. Finans dünyasının diğer ucunda ise ABD doları yüzde 57 düzeyindeki devasa pazar payıyla küresel liderliğini açık ara farkla korumayı sürdürdü.
Döviz Ticaretinde Ticaret Savaşları Darbesi
Küresel ölçekte yürütülen döviz ticaretinde ise geçtiğimiz yılın en büyük darbesini alan para birimi avro oldu. ABD Başkanı Donald Trump tarafından dile getirilen gümrük tarifesi tehditleri ve peş peşe gelen politik açıklamalar, dolar endeksinde ciddi bir dalgalanmaya yol açtı. Bu durum, uluslararası yatırımcıların riskten korunma işlemlerine yoğun bir şekilde yüklenmesine neden oldu. Küresel piyasalardaki bu türbülans sürecinde Çin yuanı da pazar payını yüzde 9 seviyesine kadar çıkararak dönemi kazançla kapatan bir diğer alternatif para birimi olarak öne çıktı.
Uluslararası Borç Senedi İhraçlarında Tarihi Rekor
Avro cinsinden gerçekleştirilen borç ihraçları, yıllık bazda yaklaşık yüzde 30 oranında net bir artış kaydederek 1,1 trilyon dolar sınırını aşmayı başardı ve para biriminin tarihindeki en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti. Bu rekor yükselişte, ABD merkezli firmaların avro cinsinden tahvil çıkarıp ardından bu fonu dolara çevirdiği Ters Yankee ihraçlarının yüzde 50'ye yakın bir artış göstermesi başrolü oynadı. Tüm bunlara ek olarak avro, yeşil ve sürdürülebilir tahvil piyasasında da ilk kez dünya genelinde ilk sıraya yerleşmeyi bildi.
Lagarde Tarafından Yapılan Ortak Borçlanma Çağrısı
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, hazırlanan raporda yer bulan resmi değerlendirmesinde, avronun uluslararası piyasalardaki rolünün 2025 yılında sınırlı fakat son derece istikrarlı bir artış grafiği çizdiğini ifade etti. Küresel kullanım göstergelerinde avronun payının yüzde 20 civarında seyrettiğini aktaran Lagarde, Rusya'nın 2014 senesindeki Kırım işgaliyle tetiklenen jeopolitik gerilim sürecinden bu yana bu payın yüzde 1,5 puan yükseldiğini belirtti. Ortak para biriminin 2025 ve 2026 başındaki kriz dönemlerinde yatırımcılar açısından adeta güvenli bir liman gibi konumlandığını, uluslararası borç ihraçlarında tarihi rekorlara imza attığını ve yeşil tahvil piyasasında ilk kez dünyada ilk sıraya yerleştiğini söyleyen Lagarde, buna rağmen küresel finansal sistemde bloklaşma riskinin ciddi şekilde arttığını vurguladı.
Finansal Sistemde Parçalanma Güçleri Öne Çıkıyor
Merkez bankalarının altına yönelen güçlü talebine, dijital ödeme alternatiflerine ve uluslararası ticarette geleneksel olmayan para birimlerinin yükseliş trendine dikkat çeken ECB Başkanı Christine Lagarde, geleceğe yönelik şu önemli değerlendirmelerde bulundu:
"Avronun küresel cazibesini artırması için bir fırsat penceresi var ancak bunun ön şartı Avrupalı karar alıcıların gerekli koşulları yaratması ve sözleri eyleme dökmesidir. Küresel finans sisteminde parçalanma güçleri giderek daha belirgin hale geliyor ve rehavete kapılacak bir alan yok. Avronun gerçek anlamda küresel bir para birimine dönüşmesi için Avro Bölgesi daha derin ve likit sermaye piyasaları inşa etmeli, Tek Pazar'ı ve tasarruf-yatırım birliğini iddialı bir takvimle tamamlamalıdır. Ayrıca kamu mallarının ortaklaşa finanse edilmesi gibi ek adımlar, AB genelinde güvenli ve likit bir ortak borç havuzu oluşturulmasına yardımcı olacaktır."
Avrupa Merkez Bankası verileriyle şekillenen küresel finans raporu, avronun borç senetleri ve yeşil tahvillerdeki rekor performansına rağmen doların ezici üstünlüğü ve merkez bankalarının altına kaçışı karşısında durağan yapısını koruduğunu gösteriyor.





