OECD tarafından yayımlanan rapor, milyar dolarlık devlet desteklerinin serbest pazar koşullarını bozarak haksız rekabet ortamını tetiklediğini gösteriyor.

Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), küresel ticaret pazarlarını ve endüstriyel üretim dengelerini derinden etkileyecek yeni sanayi sübvansiyon raporunu paylaştı.

Küresel Piyasa Düzenini Bozan Teşvikler

Kamu bütçelerinden uzun süreli ve yüksek oranlı fon aktarılmasının serbest pazar dinamiklerini zedeleyebileceğine, üreticiler arasında eşitsiz bir rekabet ortamı doğurabileceğine ve tüketim kapasitesinin üzerinde bir imalat yükü oluşturabileceğine dikkat çeken OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, ortaya çıkan tablo karşısında şu sözleri aktardı:

Faiz Koridoru Neden Kullanılır?
Faiz Koridoru Neden Kullanılır?
İçeriği Görüntüle

"Sübvansiyonların küresel piyasaları nasıl şekillendirdiğini izlemek ve analiz etmek için endüstriyel sübvansiyonlara ilişkin güvenilir veriler hayati önem taşıyor. OECD veri tabanı, ülkelerin bu zorluklar konusunda ortak bir anlayış geliştirmesine yardımcı olarak, açık pazarların ve kurallara dayalı ticaretin faydalarından ödün vermeden küresel ticaret sistemini daha adil ve daha iyi işleyen hale getirmek için koordineli çabaların önünü açıyor."

Yapılan sektörel incelemelerde, mali yardımların adresinin çoğunlukla teknolojik dönüşümün ve ağır sanayinin lokomotifi olan alanlar olduğu görülüyor. Yenilenebilir enerji ekipmanları, yarı iletkenler ve ağır sanayi en fazla sübvansiyon sağlanan sektörler olarak öne çıkıyor.

Finansal Kriz Sonrası Dönemin En Büyük Teşvik Hacmi

Yapılan son makroekonomik araştırmalara göre, dünya genelinde stratejik öneme sahip 15 endüstri koluna aktarılan devlet yardımları, 2008 ve 2009 yıllarında yaşanan küresel finansal çöküşten bu yana en yüksek düzeye ulaştı. Dünya ölçeğindeki en büyük 525 endüstri devinin finansal tablolarından derlenen verilere göre, 2024 yılında bu yardımların toplam tutarı 108 milyar doları buldu. Söz konusu nakit hacmi, incelenen şirketlerin toplam cirolarının yüzde 1,3'üne denk geliyor. Bu oran, ekonomi tarihinin en yüksek 2. seviyesi olmakla birlikte, 2009 krizindeki yüzde 1,3'lük oranla da birebir aynı büyüklüğe karşılık geliyor.

Çin Merkezli Sübvansiyonlar ve Küresel Pazar Payı Değişimleri

2005 ile 2024 yılları arasındaki 20 yıllık döneme bakıldığında, Çinli üreticilerin OECD ülkelerindeki rakiplerine kıyasla 3 ila 8 kat daha fazla kamu desteği aldığı netleşiyor. Bu devasa nakit akışı, dünya ticaret sahnesindeki güç dengelerini de doğrudan değiştiriyor. Nitekim son 20 yılda büyüme kaydeden firmaların küresel pazar payı artışlarının yaklaşık yüzde 22'si bu teşviklerden kaynaklanırken, konu Çinli firmalar olduğunda bu oran yüzde 60'a kadar tırmanıyor. Ancak bu finansal enjeksiyonlar şirketlerin pazar paylarını büyütmelerini sağlasa da işletmelerin net karlılıklarında ya da üretim verimliliklerinde anlamlı bir ilerleme yaratmıyor.

Kamu kaynaklarının üretim sektörlerine bu denli agresif bir şekilde enjekte edilmesi kısa vadede firmaların pazar alanlarını genişletse de verimlilik artışı sağlamayan bu yapay büyüme modeli, küresel pazarlarda haksız rekabeti ve arz fazlasını tetikleyerek kurallara dayalı uluslararası ticaret sistemini yeni bir belirsizliğe doğru sürüklüyor.

Kaynak: AA