Ofislerin ve öğrencilerin vazgeçilmezi yapışkanlı not kâğıdı (post - it), aslında şans eseri keşfedildi. 1968 yılında hayatımıza giren yapışkanlı not kâğıdı, tesadüfen bulundu.

Post1

Yapışkanlar üzerine çalışan bilim adamı Dr. Spencer Silver, güçlü bir yapıştırıcı bulmak için çalışmalar yapıyordu.

Post2

Silver, sonunda yüzeylere kolayca yapışan ve kolayca çıkarılabilecek bir yapışkan buldu. Bu yapışkanın adı bile konuldu. Yapışkana “Çıkarılabilir özellikte mikroküre” ismini verdi. 

Post3

Diş Fırçaları Ne Sıklıkla Değiştirilmelidir? Diş Fırçaları Ne Sıklıkla Değiştirilmelidir?

Bir başka bilim insanı Arthur Fry ise Silver’in bulduğu yapıştırıcıyı not kâğıtları üzerinde uygulamak istedi.

Kilise korosunda ilahiler söyleyen Fry, ilahileri işaretlemek için farklı bir yöntem arıyordu çünkü notları her seferinde yere düşüyordu. Fry, Silver’in bulduğu yapışkanın burada işine yarayabileceğini düşündü ve başarılı da oldu.

Post4

Yapışkanlı not kâğıtların (post - it) bir ürün olarak piyasaya sunulması ise 1980 yılında gerçekleşti. 

Aranızda hiç post - it kullanmayan varsa, 1 kere de olsun kullanmalı çünkü gerçekten büyük kolaylık sağlıyor ve öğrenmeyi geliştirici etkisi de var.

Post5

Yapışkanlı Not Kâğıdının Kullanım Alanları

Yapışkanlı not kâğıdını bir kere kullandıktan sonra her alanda kullanabilirsiniz çünkü bağımlılık yapabilir.

-Öğrenciler (ders çalışırken, ezber yaparken, renkli kâğıtlara yazıp dikkat çekmek için) kullanıyor.

Post6

-İş yerlerinde kullanılıyor. (toplantılar, istenilen belgeleri unutmamak için)

-Buzdolabı veya dolap üzerinde de sık sık bu kâğıtlardan kullanılır. Evden aceleyle çıkmanız gerekti, birkaç cümleyi yapışkanlı not kâğıdına yazıp buzdolabına veya dolaba asabilirsiniz.

Post7

Not: Dikkat çekmek için neon renkli kâğıtlar ve kalp gibi farklı desenler kullanabilirsiniz.

Kaynak: Yağmur Temiz