Türkiye’nin Almanya’ya ihracatı 2025’te 19,8 milyar dolara yükseldi. 2026’da hedefler daha iddialı: Ticari diplomasi, stratejik sektörlerde işbirlikleri ve yeni projelerle ihracatta yeni rekorlar hedefleniyor. Özellikle otomotiv, savunma ve dijitalleşen sanayi alanları Türkiye için büyük fırsatlar sunuyor.
2026 Hedeflerinde Öncelikli Sektörler
Otomotiv, makine, elektrik-elektronik ve savunma-havacılık sektörleri, Türkiye’nin 2026 ihracat hedeflerinde ana omurgayı oluşturuyor. DEİK Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, otomotiv sektöründeki ivmenin 2026’da da süreceğini vurguluyor.
Yalçındağ, yaptığı açıklamada, "Otomotiv ve makinelerin, bahsettiğim kilitlenmiş ve karşılıklı bağımlılıklar yürütülen tedarik zincirlerinin bir sonucu olarak ağırlığını sürdürdüğünü söylemek mümkün. TİM tarafından açıklanan son raporda, özellikle otomotiv sektöründe Almanya'ya yaptığımız ihracatın yıllık yüzde 36,1 artarak 6,5 milyar doları aştığını görüyoruz" dedi.
Sektörlerin 2026 hedeflerinde öncelikli olmasının sebeplerini de değerlendiren Yalçındağ, "Potansiyeli yüksek sektörler ise otomotiv, makineler, elektrik-elektronik ve savunma-havacılık sektörleri olarak yorumlanabilir. Özellikle, 2025 yılında yüzde 50'ye yakın artış ile 10 milyar dolar küresel ihracatı geçen Türk savunma ve havacılık sektöründeki başarımızın ikili ilişkilerimiz açısından da yüksek potansiyel barındırdığını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Ticari Diplomasiyle İhracatı Katlamak
Türkiye’nin ihracatı, ticaret diplomasisi ve desteklerle 2025’te yüzde 4,5 arttı. Toplam ihracat 273,4 milyar dolara ulaşırken, beş yıldır kesintisiz yükselişini sürdürdü.
Yalçındağ, Türkiye’nin Almanya ve AB ile olan ticari ilişkilerini güçlendirmek için diplomasi faaliyetlerinin kritik olduğunu vurguladı. "Almanya ile ticari ilişkileri derinleştirmek için hedef sektörlerin ve işbirliği imkanlarının derinlemesine incelenmesi ne kadar zaruri ise hem iş dünyası hem de karar alıcılar nezdinde ticari diplomasi faaliyetleri yürüterek karar alma süreçlerini etkileyebilecek mekanizmaları sağlamak da o kadar zaruridir" dedi.
Stratejik Fırsatlar ve Gelecek Planları
Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve Avrupa’da 'Made in Europe' uygulamasına uyum, Türkiye’nin ihracatta avantaj kazanmasına yardımcı olacak.
Yalçındağ, Türkiye’nin coğrafi konumu, lojistik ağı ve yüksek katma değerli ürünlerdeki kapasitesi sayesinde 2026’da Almanya ile ticarette yeni başarıların yakalanacağını ifade etti. Enerji ve dijitalleşme yatırımlarıyla ihracat potansiyeli daha da artacak.




