17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen ve her yıl küresel ölçekte anılan önemli bir farkındalık günüdür. Çölleşme, kuraklık ve arazi bozulumu gibi çevresel tehditlere dikkat çekilen bu günde insan faaliyetlerinin doğa üzerindeki etkileri öne çıkar. Yaklaşık 2 milyar insanı etkileyen bu süreç gıda güvenliği ve ekosistemler için ciddi risk oluştururken Türkiye de sürdürülebilir arazi yönetimiyle mücadeleye katkı sunmaktadır.

Sinemalarda Korkudan Komediye 9 Yeni Film: Seyirci Hangisini Seçecek?
Sinemalarda Korkudan Komediye 9 Yeni Film: Seyirci Hangisini Seçecek?
İçeriği Görüntüle

Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü Nedir?

17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü, Birleşmiş Milletler tarafından 1994 yılında ilan edilen ve 1995’ten bu yana her yıl anılan uluslararası bir farkındalık günüdür. Amaç, çölleşme, kuraklık ve arazi bozulumu gibi küresel çevre sorunlarına dikkat çekmektir.

Çölleşme Nedir?

Çölleşme, kurak ve yarı kurak bölgelerde iklim değişikliği ve insan faaliyetleri sonucu ortaya çıkan arazi tahribatı olarak tanımlanır. Ormansızlaşma yanlış tarım uygulamaları ve aşırı otlatma gibi etkenler bu süreci hızlandırır. Bu süreç yalnızca toprağı değil su kaynaklarını ve gıda güvenliğini de doğrudan etkiler. Verimliliğin düşmesi, ekonomik sorunlar, zorunlu göç ve ekosistem kayıpları gibi zincirleme etkiler ortaya çıkar.

Küresel Ölçekte Etkiler

Yaklaşık 2 milyar insanın çölleşme ve kuraklıktan doğrudan etkilendiği tahmin edilmektedir. Bu durum, dünya genelinde sürdürülebilir arazi yönetimi ihtiyacını her geçen gün daha da artırmaktadır.

Türkiye’nin Mücadelesi ve Küresel Çerçeve

Türkiye Cumhuriyeti, çölleşme ve arazi bozulumuyla mücadelede uzun yıllardır çalışmalar yürütmekte olup, son 100 yılda artan kararlılık özellikle son 10 yılda hayata geçirilen projelerle önemli bir ilerleme sağlamıştır. Ülkede 2019-2030 dönemini kapsayan 'Çölleşmeyle Mücadele Ulusal Stratejisi ve Eylem Planı' uygulanmakta ayrıca Çölleşme Hassasiyet Haritası ile riskli bölgeler belirlenmektedir.

1970’li yıllarda yılda 500 milyon ton olan erozyonla taşınan toprak miktarı, yürütülen çalışmalar sayesinde 140 milyon tona kadar düşürülmüş hedefin ise bu miktarı 150 milyon tonun altına indirmek olduğu ifade edilmiştir.

Uluslararası ölçekte ise Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) kapsamında her yıl farklı temalar belirlenmekte ve ülkeler tarafından bilinçlendirme faaliyetleri yürütülmektedir. Tüm bu çalışmaların ortak amacı sürdürülebilir arazi kullanımını yaygınlaştırmak ve 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü’nün de hatırlattığı gibi toprağın korunması suyun verimli kullanılması ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması gerekliliğine dikkat çekmektir.

Muhabir: Tuğba Ergen