Emeklilerin Yarısı 10 Büyükşehir'de Yaşıyor Emeklilerin Yarısı 10 Büyükşehir'de Yaşıyor

Hollanda’daki sokak hayvanı vakıflarının girişimleri ile 2010 yılından itibaren 4 Nisan "Dünya Sokak Hayvanları Günü" olarak çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği de bir basın açıklaması ile bu özel günde sokak hayvanlarının yaşadıkları sorunlara ve bu sorunların çözümlerine dikkat çekti.

Açıklamada, sahipsiz hayvanlar konusundaki uygulamaların sorumluluğunun 2004 yılında çıkarılan kanunla yerel yönetimlere ve il özel idarelerine verildiği hatırlatılarak, “Yasanın çıktığı tarihten bu yana, bazen belediye başkanlarının tutumu, bazen bütçe yetersizliği ve bazen de farklı sebepler nedeniyle yerel yönetimler görevlerini tam olarak yerine getirmemiştir. Aynı kanunda 2021 yılında yapılan revizyonla, önemli bir adım atılmış belediyelerin eksiklerini tamamlamaları için süre verilmiştir. Çünkü Türkiye'de ilçe, il ve büyükşehir olmak üzere toplam 983 belediye varken,  sadece 300 civarında bakımevi bulunmaktadır. Günümüz itibariyle sadece 300 kadar bakımevi bulunması, yerel yönetimlerin bu konuya yaklaşımındaki yetersizliği ve kanunda açıkça belirtilen görevin yerine getirilmediğini göstermektedir. Bu da demek oluyor ki 31 Mart 2024 günü yapılan seçimlerde belediyeleri kazanan başkanları önemli bir görev daha bekliyor” ifadeleri yer aldı.

Sokak hayvanı popülasyonundaki artışın, toplumda bir kırılma yarattığı belirtilen açıklamada, “Korku duyan vatandaşları anlayışla karşılamak gerekiyor, sürü halinde yaşayan köpekler, saldırgan olmasalar bile bir insanı havlamalarıyla korkutabilir ve bu son derece olağan bir durumdur. Bu nedenle popülasyon yönetimi mutlaka yapılmalıdır. Ancak, maalesef kısırlaştırılmadan kırsala atılan köpekler hem sürüleşmekte, hem tekrar kentlere geri dönebilmekte, hem de yaban hayatına olumsuz etki yaratabilmektedir. Objektif ve samimi bir yaklaşımla şunu söyleyebiliriz ki,  insan eliyle yarattığımız bir sorunun mağdurları hayvanlar olmuştur” denildi.

Yerel yönetimler için en önemli sorunun bütçe planlaması olduğu vurgulanan açıklamada, “Bunun için İhtiyaç duyan belediyelere bakımevlerini inşa edebilmeleri için sadece bu amaçla kullanabilecekleri uygun krediler sağlanmalı ve teşvikler verilmelidir. Avrupa Birliği projeleri, özel sektörün sosyal sorumluluk projeleri gibi konulara ayırdıkları bütçelerden faydalanma sorunların çözümü için uygun adımlar olabilir” tavsiyesinde bulunuldu.  

Açıklamada bakımevi ve barınak tanımlarının kanunda ayrıntılı olarak belirtilmesi gerektiği de belirtilerek, “Belediyelerde Veteriner İşleri Müdürlüğü, kurulması zorunlu müdürlükler içerisinde yer almalıdır. Yeterince veteriner hekim istihdam edilirken, aynı zamanda hayvan sağlığı yardımcı personeli de istihdam edilmeli, diğer personelin de özel eğitimli olmasına dikkat edilmelidir.  Büyükşehirlerde mutlaka Veteriner Halk Sağlığı Daire Başkanlığı kurulmalıdır. Tüm ülke çapında acilen "kısırlaştırma seferberliği" yapılmalı, toplumu bilgilendirmek için kamu spotları hazırlanmalıdır” önerileri yer aldı.

Sahipli hayvanların mikroçip ile kimliklendirilmesi işleminin süre sınırlandırması nedeniyle başarıya ulaşılamadığı belirtilen açıklamada, “Henüz sisteme kayıt edilemeyen hayvanlar için tekrar uygulama başlatılmalı, evcil hayvanını terk edenlere ağır yaptırımlar uygulanmalı, kaçak hayvan girişi ve üretiminin önüne geçilmelidir” denildi.

Kaynak: Bülten