Küresel iklim değişikliği ve meteorolojik tahminler üzerindeki çalışmalar, bitki örtüsünün bitki örtüsünün hava olayları üzerinde doğrudan etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Ormanlar, geleneksel olarak karbon emen yeşil alanlar biçiminde görülse de aslında atmosferik nem akışını ve rüzgar sistemlerini yöneten büyük birer canlı su pompası gibi çalışmaktadır.
İklim bilimciler, ağaçların kökleri aracılığıyla toprağın derinliklerinden çektikleri suyu yapraklarındaki mikroskobik gözeneklerden atmosfere bırakarak gökyüzündeki nem oranını doğrudan artırdığını belirtmektedir. Terleme olarak isimlendirilen bu biyolojik süreç, havanın nem dengesini muhafaza ederken büyük ormanlık alanların üzerinde yerel yağış sistemlerinin oluşmasını sağlamaktadır.
Ağaçların hava durumu üzerindeki en önemli etkisi, "evapotranspirasyon" olarak da bilinen buharlaşma ve terleme süreçlerinin birleşimiyle oluşmaktadır. Tek bir olgun meşe ağacı, bir yaz mevsiminde yaprakları vasıtasıyla atmosfere binlerce litre su buharı açığa çıkarmaktadır. Ormanlık alanlardan gökyüzüne ulaşan bu yoğun nem kütlesi, soğuk hava katmanlarıyla karşılaştığında hızla yoğunlaşarak bulut oluşumunu artırmaktadır.
Bilim alanında biyotik pompa teorisi şeklinde adlandırılan bu fenomen, yoğun ormanların nemi okyanuslardan karaların iç kesimlerine doğru çeken düşük basınç alanları oluşturduğunu ve böylelikle iç bölgelerin kuraklaşmasını engellediğini kanıtlamaktadır.




