Sanayide çarklar hızlanırken nisan ayı verilerine göre ham çelik üretimi yıllık bazda büyük bir sıçrama yaparak rekor seviyelere yaklaştı.

Türkiye'nin ağır sanayi kollarının başında gelen çelik üretimi nisan ayında kaydettiği büyüme oranlarıyla adeta rekora koştuğunu gösteren bir performans ortaya koydu. Küresel pazarlardaki jeopolitik risklere ve ticaret engellerine rağmen sanayi üretim çarklarının hızlanması, iç piyasadaki tüketim eğilimlerini de yukarı taşıdı. Sektörün çatı kuruluşu tarafından paylaşılan güncel veriler, yerli üreticilerin zorlu küresel şartlar altında gösterdiği direnci ve pazar dinamiklerindeki son mali rekorları net bir şekilde gözler önüne serdi.

Nisan Ayı Üretim ve İç Piyasa Tüketim İstatistikleri

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği nisan dönemine ilişkin ham çelik imalatı, tüketim verileri ve dış ticaret dengelerini hazırladığı raporla kamuoyuna duyurdu. Açıklanan resmi verilere göre nisan ayında Türkiye'nin ham çelik üretimi 2025 yılının aynı dönemine kıyasla yüzde 9,4 oranında bir artış göstererek 3,3 milyon ton seviyesine ulaştı. Yılın ilk dört ayını kapsayan ocak ile nisan arasındaki dönem incelendiğinde ise toplam imalat hacminin yüzde 6,3'lük yükselişle 13 milyon ton sınırına geldiği hesaplandı. İç piyasadaki nihai mamul tüketimi de üretimdeki bu hareketliliğe paralel olarak nisanda yıllık bazda yüzde 12 artarak 3,3 milyon tona ulaştı. Dört aylık toplam tüketim hacmi ise yüzde 9,7'lik büyüme performansı yakalayarak 13,2 milyon ton şeklinde kayıtlara geçti.

Çelik Ürünlerinde Yaşanan Dış Ticaret Dengeleri

Sektörün dış ticaret ayağında nisan ayında miktar ve değer bazında farklı grafikler ortaya çıktı. Nisan döneminde gerçekleştirilen çelik ürünleri ihracatı, bir önceki senenin aynı ayına göre miktar yönünden yüzde 11,3 oranında genişleyerek 1,3 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Bu ihracat hamlesinin finansal değeri ise yüzde 9,3 oranında yükseliş kaydederek 885,5 milyon dolar olarak hesaplandı.

Dört Aylık Dönemdeki İhracat Kayıpları

Yılın ilk dört ayını kapsayan kümülatif dış ticaret verilerinde ise küresel kısıtlamaların olumsuz etkileri kendisini gösterdi. Ocak-nisan döneminde toplam ihracat miktarı yıllık bazda yüzde 3,3 oranında bir gerilemeyle 4,8 milyon tona dedi. Finansal gelir boyutu ise değer bazında yüzde 5,5 oranında bir kayıpla 3,2 milyar dolar seviyesine çekildi.

İthalat Verilerindeki Artış Eğilimi

Yerli pazara giren yabancı ürünlerin hacmini gösteren ithalat tarafında ise nisan ayında geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 17,7'lik radikal bir artış yaşandı ve 1,6 milyon ton ürün ithal edildi. Bu ithalatın finansal karşılığı da değer bazında yüzde 7,8 yükselerek 1,1 milyar doları buldu. Yılın ilk dört ayındaki toplam ithalat miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,3 artışla 5,9 milyon tona ulaşırken mali değeri de yüzde 0,9'luk sınırlı yükselişle 4,1 milyar dolar oldu. Bu dengesizlik neticesinde geçen yılın ilk dört ayında yüzde 83,4 seviyesinde bulunan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yılın aynı döneminde yüzde 78,1 seviyesine kadar geriledi.

Küresel Savaşların ve Ticaret Kotalarının Sektörel Etkileri

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan, paylaşılan istatistiki veriler ışığında sektörel gelişmeleri ve küresel piyasalarda yaşanan sıkıntıları detaylıca analiz etti. Türk çelik üreticilerinin yılın ilk dört ayındaki ham çelik imalat performansıyla dünya ortalamasının üzerinde bir başarı sergilediğine dikkat çeken Yayan, uluslararası arenada yaşanan siyasi gerilimlerin ve belirsizliklerin sektörel yansımalarını değerlendirdi.

Avrupa Birliği Korumacılık Tedbirleri

Ortadoğu'da yaşanan sıcak çatışmaların enerji maliyetlerini artırdığını ve Avrupa pazarındaki yasal düzenlemelerin belirsizlik yarattığını ifade eden Yayan şu açıklamada bulundu:

"ABD/İsrail-İran Savaşı'nın energy fiyatlarının artmasına sebep olan sonuçları ile Avrupa Birliği (AB) Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'ndaki belirsizliklerin sektörü olumsuz etkilediğini belirten Yayan, "AB'nin çelik ithalatına yönelik koruma tedbirleri kapsamında attığı adımların Türk çelik sektörü üzerindeki olumsuz etkileri daha görünür hale gelmiştir. Türkiye'ye tanınması planlanan kotaların geçmiş dönemdeki oranların altında kalması ihtimali, Gümrük Birliği'nin ve STA'nın sunduğu imkanların giderek yok sayıldığına işaret ediyor."

Kota Sınırlandırmaları Haksız Rekabete Neden Oluyor

Avrupa Birliği tarafından uygulanan katı kota sınırlandırmaları sebebiyle Türk çelik mamullerinin Avrupa pazarına giriş yollarının ciddi şekilde daraldığını vurgulayan Veysel Yayan, bu durumun iç piyasada haksız bir rekabete yol açtığını belirtti. Avrupa merkezli demir çelik üreticilerinin Türkiye pazarına hiçbir kota engeli ya da kısıtlaması ile karşılaşmadan çok rahat bir şekilde erişebildiğini, bu durumun da rekabet dengesini yerli üretici aleyhine bozan temel unsur olarak öne çıktığını belirterek çözüme yönelik taleplerini şu sözlerle aktardı:

Kültür ve Turizm Bakanlığı, 569 Personel Alımı Yapacağını Duyurdu
Kültür ve Turizm Bakanlığı, 569 Personel Alımı Yapacağını Duyurdu
İçeriği Görüntüle

"AB ile yürütülen görüşmelerden önümüzdeki dönemde somut sonuç alınamaması halinde çelik ürünleri ihracatımız üzerindeki baskının daha da artması beklenmektedir. Sektörün hem AB kaynaklı kısıtlamalara hem de üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen yoğun ithalata karşı korunması amacıyla ABD ve AB başta olmak üzere birçok çelik üreticisi ülkede uygulanan ticaret politikası önlemlerine benzer tedbirlerin süratle gündeme alınması önem taşımaktadır."

Türkiye'nin ham çelik üretimi nisan ayında ağır sanayinin yüzünü güldürecek şekilde rekor seviyelere ulaşsa da küresel pazarda sürdürülebilir bir büyüme yakalanması adına korumacı dış ticaret tedbirlerinin vakit kaybedilmeden uygulamaya konulması gerekiyor.

Kaynak: AA