Ankara'nın tarihi ve kültürel mirasının önemli sembollerinden biri olan Mimar Sinan Anıtı, yapım aşamasına ilişkin az bilinen detaylarıyla öne çıkmaktadır. Anıtın inşa edilme aşamasının Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla başladığı ifade edilmektedir. Başkentin sanatsal kimliğine değer katan bu eserin, Atatürk'ün 1935 yılında verdiği bir talimatın sonucunda, vefatından yıllar sonra tamamlandığı belirtilmektedir.
Atatürk'ün Türk Tarih Kurumu'na Verdiği Tarihi Talimat Sonucu Eserin Yapımına Başlanıyor
Anıtın yapımına ilişkin ilk resmi adımın, 1935 yılında yapılan bir Türk Tarih Kurumu toplantısında atıldığı belirtiliyor. Dönemin tarihsel kaynaklarından aktarılan bilgilere göre Atatürk, toplantıyı takip ettiği esnada kağıt üzerine Mimar Sinan'ın heykelinin yapılmasına yönelik bir not düşerek ilgili yetkililere ilettiği ifade ediliyor. Türk mimarisinin önemli ustası Mimar Sinan'a duyulan saygının bir temsili olarak planlanan bu proje, o dönemin koşulları sebebiyle bir süreliğine askıya alınmak durumunda kalıyor.
Atatürk'ün vasiyet niteliğindeki bu isteği, talimatın verilmesinden 21 yıl sonra, 1956 yılında uygulamaya geçiriliyor. Projenin sorumluluğunu Türkiye Emlak ve Kredi Bankası'nın üstlenmesiyle beraber, heykeltıraş Hüseyin Anka tarafından hazırlanan anıt tamamlanıyor. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nin bahçesinde yer alan bu eser, 7 tonluk ağırlığı ve mermer kaidesiyle birlikte 4,30 metreye ulaşan yapı, dikkat çekici bir ihtişam sunuyor.
Mermer tabanının ön kısmında Mimar Koca Sinan'ın yaşam tarihlerine yer verilen anıtta, eserin ilim ve sanat camiasına önemli bir armağan olduğu vurgulanıyor. Günümüzde bu anıt, büyük mimarın anısını yaşatmakla beraber, Cumhuriyet ideallerinin sanata yansıyan bir temsili olarak varlığını sürdürüyor.




