Türkiye'nin tarımsal ekonomisinde altın değerinde bir yere sahip olan Antep fıstığı, küresel pazardaki gücünü zorlu iklim koşullarına rağmen korumaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl bölgede yaşanan doğal zorluklar üretimi kısıtlasa da ihracat kanallarındaki hareketlilik, Türk fıstığının dünyadaki vazgeçilmez yerini bir kez daha kanıtladı. Onlarca farklı ülkeye ulaşan bu değerli ürün, sağladığı döviz girdisiyle hem bölge insanına hem de ülke ekonomisine can suyu olmayı sürdürüyor. Üretimdeki periyodik değişimlere rağmen yakalanan satış rakamları, sektörün geleceğine dair umutları artırırken, yeni sezon için beklenen müjdeli haberler de üreticinin gözünü 2026 yılına çevirmesine neden oldu.
2025 Yılı Antep Fıstığı İhracat Rakamları ve Gelir Tablosu
Türkiye'den 2025 yılında 94 ülkeye gerçekleştirilen Antep fıstığı ihracatından 178 milyon 203 bin dolar gelir elde edildi.
Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye'den 2023 yılında 150 milyon 906 bin dolar, 2024 yılında ise 229 milyon 777 bin dolar tutarında Antep fıstığı ihracatı yapıldı.
Bölgede etkili olan zirai don ve kuraklığa rağmen, 2025 yılında Antep fıstığı ihracatı 178 milyon 203 bin dolar olarak gerçekleşti.
Bu veriler, iklimsel dezavantajların yaşandığı bir dönemde bile ihracatın belirli bir seviyenin üzerinde tutulduğunu gösteriyor.
Türk Fıstığına En Çok İlgi Gösteren Ülkeler
Küresel ölçekte 94 farklı ülkenin sofrasına ulaşan Antep fıstığında, bazı pazarlar hacmiyle öne çıktı. Türkiye'nin en fazla fıstık ihracatı yaptığı ülkelerin başında İtalya yer aldı.
Geçen yıl Türkiye'den İtalya'ya 55 milyon 697 bin dolar değerinde fıstık satıldı. İtalya'yı 27 milyon 995 bin dolarla Almanya ve 11 milyon 65 bin dolarla Kazakistan takip etti.
Avrupa ülkelerinin yanı sıra Orta Asya pazarındaki bu talep, Türk fıstığının kalitesinin uluslararası alanda tescillendiğini bir kez daha belgeledi.
Üretim Zorlukları ve Sektörel Değerlendirmeler
Türkiye Fıstık Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Faruk Akbaş, fıstığın yalnızca bir tarım ürünü olmadığını, aynı zamanda binlerce ailenin geçim kaynağı ve Türkiye'nin ihracat potansiyelinde önemli bir kalem olduğunu söyledi.
Akbaş, geçen yılın fıstıkta yok yılı olduğunu, bölgede kuraklık ve zirai donun üretimi olumsuz etkilediğini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Tüm bu dezavantajlara rağmen 2025 yılında 178 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaşmış olmamız, sektörümüz adına son derece önemli ve sevindirici bir gelişmedir."
2026 Yılı için Var Yılı Beklentisi ve Yağış Sevinci
İhracatçılar ve üreticiler, iklim şartlarının normale dönmesiyle birlikte gelecek yıldan oldukça umutlu.
Son haftalarda bölgede etkili olan kar ve yağmurun fıstık üretimini olumlu yönde etkilediğini belirten Faruk Akbaş, sektöre dair gelecek projeksiyonlarını şu sözlerle paylaştı:
"Bu yıl fıstıkta 'var yılı'na girmiş bulunuyoruz. Yağışlar üreticimizi sevindirdi. Mevsim şartlarının istenilen seviyede seyretmesiyle artacak üretimin, 2026 yılındaki ihracatımıza büyük katkı sağlayacağını ve rakamları yukarı taşıyacağını öngörüyoruz."
Akbaş, ihracatı artırmak ve yeni pazarlar oluşturmak için çalışmaların sürdüğünü de sözlerine ekledi.




