2026 yılının ilk yarısında Asya borsalarının performansını yapay zeka teknolojileri ve yarı iletken sektöründeki güçlü talep belirledi. Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 101'i aşan yükselişle bölgenin en çok kazandıran endeksi olurken, Japonya'da Nikkei 225 teknoloji hisselerinin desteğiyle güçlü bir performans sergiledi. Çin'de yükseliş sınırlı kalırken, Hong Kong borsası ise gayrimenkul sektöründeki baskılar ve küresel yatırımcıların temkinli duruşu nedeniyle negatif ayrıştı.

Güney Kore Borsası Yılın Yıldızı Oldu

Asya pay piyasalarında yılın ilk yarısında en dikkat çekici performans Güney Kore'de görüldü. Kospi endeksi, 2025 yılını 4.214,17 puanda tamamladıktan sonra 30 Haziran 2026 itibarıyla 8.476,48 puana yükselerek yüzde 101,1 değer kazandı. Böylece Asya'nın önde gelen endeksleri arasında en yüksek getiriyi sağlayan piyasa oldu.

Yıl içinde en düşük seviyesini 2 Ocak'ta 4.216,68 puanla gören endeks, 19 Haziran'da ise 9.385,59 puanla zirveye ulaştı. İlk yarı kapanışını zirvesinin yüzde 9,7 altında gerçekleştiren Kospi, dip seviyesine göre yaklaşık yüzde 101 yükseliş kaydetti.

Gelir İdaresi Başkanlığı Yeni Vergi Tebliğlerini Yayımladı
Gelir İdaresi Başkanlığı Yeni Vergi Tebliğlerini Yayımladı
İçeriği Görüntüle

Yapay Zeka Çipleri Yükselişi Destekledi

Kospi'deki güçlü performansın arkasında, Samsung Electronics ile SK Hynix'in yapay zeka sistemlerinde kullanılan yüksek bant genişliğine sahip bellek çiplerine yönelik artan küresel talep yer aldı.

Çip ihracatındaki güçlü görünüm, Güney Kore'nin dış ticaret performansına da olumlu katkı sağladı. Özellikle SK Hynix'in yüksek bant genişliğine sahip bellek pazarındaki güçlü konumu ve teknoloji şirketlerine yönelik iyimser beklentiler, yabancı yatırımcıların ülkeye ilgisini artırdı.

Kısa sürede yaşanan hızlı yükseliş, kredili işlemler ve kaldıraçlı yatırım ürünlerine olan talebi de artırdı. Bunun üzerine düzenleyici kurumların uyarılarının ardından piyasada sert bir düzeltme yaşansa da yapay zeka odaklı büyüme beklentileri Kospi'nin ilk yarıyı yüzde 100'ün üzerinde yükselişle tamamlamasını sağladı.

Japonya'da Teknoloji Hisseleri Öne Çıktı

Japonya'da Nikkei 225 endeksi de yılın ilk yarısında güçlü bir performans sergiledi. Endeks, 50.339,48 puandan 70.062,32 puana yükselerek yüzde 39,2 değer kazandı. Tokyo Electron ve Advantest gibi yarı iletken ekipmanı üreticileri, yapay zeka altyapısına yönelik yatırımların artmasından olumlu etkilendi. Aynı zamanda zayıf yenin ihracatçı şirketlerin kârlılığını desteklemesi de endekse katkı sundu.

Japonya Merkez Bankası'nın politika faizini yüzde 0,75'ten yüzde 1'e yükseltmesine rağmen, ABD Merkez Bankası'nın sıkı para politikası beklentileri dolar talebini canlı tuttu. Dolar/yen paritesi 162,84 seviyesine çıkarak son 40 yılın en yüksek düzeyini gördü. Bu gelişme, Japon yetkililerin döviz piyasasına müdahale edebileceği yönündeki beklentileri de gündeme taşıdı.

Çin'de Yükseliş Sınırlı Kaldı

Şanghay Bileşik Endeksi yılın ilk yarısında yüzde 3,2 yükseliş göstererek 4.094,397 puana ulaştı. Sanayi üretimindeki artış ile lityum iyon batarya, endüstriyel robot ve üç boyutlu yazıcı üretimindeki büyüme teknoloji şirketlerini destekledi. Ancak zayıf iç talep, gayrimenkul sektöründeki sorunlar ve konut fiyatlarındaki gerileme ekonomik görünüm üzerindeki baskıyı sürdürdü. Bunun yanında Pekin yönetiminin piyasalarda aşırı spekülasyonu önlemek amacıyla denetimleri sıkılaştırması da risk iştahının sınırlı kalmasına neden oldu.

Hong Kong Negatif Ayrıştı

Hong Kong'da Hang Seng endeksi, yılın ilk yarısında yüzde 10,7 değer kaybederek 25.630,54 puandan 22.881,02 puana geriledi. Endeks, 29 Ocak'ta 28.056,10 puanla yılın zirvesini görmesine rağmen, 26 Haziran'da 22.518 puana kadar düştü. İlk yarıyı ise zirvesinin yüzde 18,4 altında tamamladı. Buna karşın halka arz piyasasında güçlü bir toparlanma yaşandı. İlk yarıda halka arzlardan sağlanan kaynak yaklaşık 21,6 milyar dolara ulaşırken, bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 51 arttı.

Çinli yapay zeka yarı iletken, robotik ve otonom sürüş şirketlerinin Hong Kong'u tercih etmesi halka arz faaliyetlerini desteklerken; sermaye çıkışlarına yönelik kontroller, gayrimenkul sektöründeki sorunlar ve küresel fonların temkinli yaklaşımı Hang Seng endeksi üzerindeki baskının devam etmesine yol açtı.

Kaynak: AA