Küresel piyasalarda geçen hafta ABD'de açıklanan istihdam verileri, Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentiler ve jeopolitik gelişmeler fiyatlamalarda belirleyici rol oynadı. Wall Street'ten Avrupa ve Asya borsalarına kadar birçok piyasada yön arayışı sürerken, yatırımcıların dikkati yeni haftada açıklanacak yoğun veri takvimine çevrildi. NATO Zirvesi'nin de küresel gündemde öne çıkmasıyla birlikte, ekonomik veriler ve siyasi gelişmeler piyasaların seyrini şekillendirecek.
ABD Verileri Fed Beklentilerini Yeniden Şekillendirdi
Geçen hafta küresel piyasalarda en dikkat çeken gelişmelerin başında ABD'de açıklanan makroekonomik veriler yer aldı. Özellikle tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin altında kalması ve teknoloji hisselerinde görülen dalgalı görünüm, yatırımcıların risk algısını doğrudan etkiledi.
Haziran ayında tarım dışı istihdam yalnızca 57 bin kişi artarken, önceki aylara ilişkin veriler de aşağı yönlü revize edildi. İstihdam artışı profesyonel ve ticari hizmetler, sosyal yardım ile sağlık sektörlerinde devam ederken, eğlence ve konaklama alanında istihdam kaybı yaşandı.
ABD'de işsizlik oranı ise piyasa beklentilerinin aksine yüzde 4,2'ye geriledi. Analistler, bu düşüşte iş gücüne katılım oranındaki gerilemenin etkili olduğuna dikkat çekerken, önümüzdeki aylarda iş gücüne katılımın yeniden artması halinde işsizlik oranının yükselebileceğini ifade etti.
İstihdam verisinin ardından Fed'in eylül ayında faiz artırma ihtimaline yönelik piyasa beklentisi yüzde 67'den yüzde 63'e geriledi. Böylece yatırımcılar, ABD Merkez Bankasının faiz politikasında daha esnek davranabileceği beklentisini fiyatlamaya başladı.
Fed Başkanı Warsh'tan Enflasyon Mesajı
2026 Avrupa Merkez Bankası Merkez Bankacılığı Forumu kapsamında düzenlenen politika panelinde konuşan Fed Başkanı Kevin Warsh, enflasyona ilişkin risklerin son haftalarda azaldığını belirtti. Warsh, "Piyasalardaki oynaklık artmadı, azaldı, tahvil getirileri yükselmedi, geriledi, enflasyon beklentileri de düştü" dedi.
Enflasyon hedefinden taviz verilmeyeceğini vurgulayan Warsh, "Bu merkez bankasının yüzde 2’nin üzerinde bir enflasyon hedefiyle rahat edeceğini düşünenler varsa sanırım hayal kırıklığına uğrayacaklar" ifadelerini kullandı. Bu gelişmelerin ardından ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,49 seviyesine yükselirken, dolar endeksi haftayı yüzde 0,5 düşüşle 100,8 seviyesinde tamamladı. Altının ons fiyatı yüzde 2,5 yükselerek 4 bin 175 dolara çıkarken, Brent petrolün varil fiyatı ise jeopolitik gerilimin azalacağı beklentisiyle yüzde 2,1 gerileyerek 72 dolara indi.
Wall Street Haftayı Yükselişle Kapattı
ABD borsaları, ekonomide yavaşlamaya rağmen iş gücü piyasasının dayanıklılığını koruduğuna işaret eden verilerin desteğiyle haftayı pozitif tamamladı. Dow Jones endeksi yüzde 1,97, S&P 500 endeksi yüzde 1,76 ve Nasdaq endeksi ise yüzde 2,12 değer kazandı. Yeni haftada yatırımcılar hizmet sektörü PMI, dış ticaret dengesi, Fed toplantı tutanakları ve haftalık işsizlik maaşı başvurularını yakından izleyecek.
Avrupa Borsalarında Bilanço İyimserliği Öne Çıktı
Avrupa piyasalarında şirket bilançolarının güçlü gelmesi ve yıl sonu beklentilerinin iyileşmesi risk iştahını artırdı. Almanya'da reform paketi üzerinde uzlaşmaya varılması da yatırımcı güvenini destekleyen gelişmeler arasında yer aldı. Söz konusu paket kapsamında dar ve orta gelir grubuna yıllık 10 milyar avroluk vergi muafiyeti sağlanması hedeflenirken ekonomide büyümenin yeniden hız kazanması amaçlanıyor.
Makroekonomik veriler de piyasalara destek verdi. Avro Bölgesi'nde işsizlik oranı mayısta yüzde 6,2'ye gerilerken, haziran ayı öncü enflasyon verileri de beklentilerin altında gerçekleşti. Buna rağmen para piyasalarında Avrupa Merkez Bankasının yılın geri kalanında faiz artırabileceğine yönelik beklentiler varlığını koruyor.
ECB Başkanı Christine Lagarde da forum kapsamında yaptığı değerlendirmede küresel ekonomide risklerin daha dengeli hale geldiğini belirterek, "Bir stagflasyon ortamında değiliz ve enflasyon cininin şişeden dışarı çıkmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz." dedi.
Haftalık bazda Almanya DAX 40 endeksi yüzde 4,49, İtalya FTSE MIB 30 yüzde 3, İngiltere FTSE 100 yüzde 1,63 ve Fransa CAC 40 endeksi yüzde 1,47 yükseldi.
Asya Piyasalarında Farklı Görünüm
Asya borsalarında ekonomik büyümeye ilişkin olumlu veriler genel olarak risk iştahını desteklerken, Güney Kore piyasaları teknoloji hisselerindeki satışlarla negatif ayrıştı. Japonya'da hizmet ve imalat PMI verileri genişlemeye işaret ederken, büyük sanayi sermaye harcamalarının beklentilerin üzerinde artması ekonomiye ilişkin iyimserliği güçlendirdi. Dolar/yen paritesi 40 yılın en düşük yen seviyelerine ulaşırken, Japon yetkililerin döviz piyasasına müdahale edebileceği beklentileri gündeme geldi.
Çin'de imalat PMI verisinin 50 seviyesinin üzerinde gerçekleşmesi sanayi faaliyetlerindeki toparlanmayı destekledi. Ancak Güney Kore'de teknoloji devleri SK Hynix ve Samsung Electronics hisselerinde yaşanan sert düşüşler Kospi endeksini baskıladı. Haftalık bazda Kospi yüzde 3,84 gerilerken, Nikkei 225 yüzde 0,55, Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 0,41 ve Hang Seng endeksi yüzde 2,99 yükseldi.
Borsa İstanbul Yükselişini Sürdürdü
Yurt içinde Borsa İstanbul geçen haftayı alıcılı tamamladı. BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 1,01 yükselerek 14.417,91 puana çıktı.
Dolar/TL haftayı 46,4390 seviyesinde tamamlarken, TÜİK verilerine göre haziran ayında TÜFE aylık yüzde 0,99, yıllık ise yüzde 32,11 arttı. Aynı dönemde Yİ-ÜFE aylık yüzde 1,8, yıllık yüzde 28,09 olarak gerçekleşti.
Gözler Yoğun Veri Takviminde ve NATO Zirvesi'nde
Küresel piyasalarda yeni haftanın en önemli gündem maddelerini ABD, Avrupa ve Asya'da açıklanacak kritik ekonomik veriler oluşturacak. Yurt içinde ise Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi uluslararası gündemin odağında yer alacak. Zirveye çok sayıda devlet ve hükümet başkanının katılması beklenirken, ABD Başkanı Donald Trump'ın da organizasyonda yer alması öngörülüyor. Analistler hem ekonomik verilerin hem de siyasi gelişmelerin yeni haftada küresel piyasalarda fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini ifade ediyor.





