İran’ın başkenti Tahran, İsrail’in gerçekleştirdiği saldırılar sonrası yeniden canlanıyor.
Birkaç gün önce başlayan normalleşme süreciyle birlikte şehirde gündelik yaşam hızla toparlanmaya başladı. Kafeler, mağazalar ve iş yerleri yeniden dolup taşarken, caddelerdeki trafik yoğunluğu da dikkat çekiyor.
ABD ve İsrail’in "Tahran’ı tahliye edin" uyarılarının ardından kenti terk eden pek çok kişi, ateşkesin ardından tekrar Tahran’a döndü. Kent genelinde sokaklar kalabalıklaşırken hem merkezde hem de çevre mahallelerde halkın günlük rutinlerine dönüşü gözle görülür şekilde hissediliyor.
Sokaklara yansıyan bu canlılığın ardında farklı duygular yatıyor. Yaşanan can kayıpları ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle halkın yüzünde derin bir hüzün okunurken, aynı zamanda saldırılar nedeniyle özellikle ABD ve İsrail’e karşı büyüyen bir öfke dikkat çekiyor.
İran’ın ABD ile sürdürdüğü nükleer müzakereler devam ederken gerçekleşen saldırıların toplumda hayal kırıklığına yol açtığı ifade ediliyor.
Savaşın sona ermesiyle birlikte kentte bir nebze de olsa huzur havası oluşmuş durumda. Ancak geçmişin acı izleri ve İsrail’in saldırgan tutumu nedeniyle vatandaşlar ihtiyatlı davranmayı sürdürüyor.
Geleceğe dair umutlu olmakla birlikte, yeni bir saldırıya karşı hazırlıklı olma düşüncesi halkın gündeminde kalmaya devam ediyor.
Esnaf Mehdi Piryayi, yaşanan gelişmelere dair duygularını şu sözlerle ifade etti:
"Allah’a şükür şu anda ateşkes sağlandı. Biz de normal hayatımıza geri döndük. Bu süreçte bir süre çalışamadık, kapalıydı iş yerleri. Son birkaç gündür iş yerleri yeniden açıldı. Her şeyin normalleşmesinden mutluyum."
ABD ve İsrail’in yaptığı “Tahran’ı terk edin” tehditleri üzerine şehri terk etmediğini belirten Piryayi, "Tehdit ettiler ancak biz evimizde kaldık. Bir yere gitmedik. Hiçbir şey de olmadı" sözleriyle yaşadıklarını aktardı.
Tahran Üniversitesi öğrencilerinden Diyana Guderzi ise İran’ın saldırılara verdiği cevaptan memnuniyet duyduğunu dile getirerek, "Saldırı sırasındaki tehditlere rağmen Tahran'daydık. Kentten ayrılmadık çünkü hem ülkemize hem de Rehberimize güveniyoruz. Şu anda Tahran’daki kalabalık devam ediyor. Buraya kitap almaya geldim. İnsanlar rahat, hiçbir şekilde tedirgin değiliz" ifadeleriyle şehirdeki atmosferi değerlendirdi.
Ateşkese ilişkin düşüncelerini de paylaşan Guderzi, "Ben İsrail’in yok olmasını istiyordum ancak Rehberimizin verdiği kararı destekliyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.




