Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, zorlu finansal koşullara rağmen Türkiye ekonomisinin tam 23 çeyrektir büyümesini sürdürmesini kıymetli bulduğunu açıkladı.
Gürsel Baran'dan Değerlendirme
Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, ulusal ölçekte açıklanan dönemsel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla verilerini değerlendirdi.
Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla hesaplanan ekonomik büyüklüğün ulaştığı rekor seviyeyi rakamlarla ortaya koyan Baran, üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH'nin, birinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35,7 artarak 16 trilyon 999 milyar 977 milyon lira olduğuna işaret ederek, ekonominin büyüme performansını korumasının önemli olduğunu belirtti.
Küresel Risk Faktörleri Karşısında Pozitif Bölgede Kalma Başarısı
Küresel piyasalarda yaşanan daralmaların yerel yansımalarına değinen Baran, dünya ekonomisinde belirsizliklerin arttığı, ticarette korumacı eğilimlerin güçlendiği, jeopolitik risklerin sürdüğü süreçten geçildiğine işaret ederek, şöyle devam etti:
"Yüzde 2,5 olarak açıklanan büyüme oranı, beklentilerin altında gerçekleşti. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri ve küresel ekonomideki belirsizliklere rağmen Türkiye ekonomisinin büyümesini 23 çeyrektir sürdürmesi önemli. Böyle bir dönemde büyüme oranı beklentilerin altında kalmış olsa da ekonomimizin pozitif bölgede kalmayı sürdürmesi son derece kıymetli."
Sanayi Sektöründeki Daralma Riskleri ve Reel Sektör Destekleri
Baran, sanayi sektöründeki daralmanın üretim, ihracat ve istihdam üzerinde oluşturabileceği etkilerin yakından izlenmesi gerektiğini aktararak, bu süreçte reel sektörün desteklenmesinin, büyümenin sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip olduğunu bildirdi.
İş Dünyasının Maliyet Baskısı Altındaki Üretim Kararlılığı
Baran, iş dünyasının son dönemde yüksek kredi maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve artan işletme giderlerine rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ihracat yapmaya devam ettiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Ekonomimizin büyüme performansını koruyabilmesi ve yeniden daha güçlü bir ivme yakalayabilmesi için reel sektörün desteklenmesi büyük önem taşıyor. Özellikle üretim ve yatırım yapan işletmelerimizin finansmana erişimini kolaylaştıracak, yatırım iştahını artıracak ve işletmelerimizin nakit akışını rahatlatacak düzenlemeler, büyümeye doğrudan katkı sağlayacaktır. Enflasyonla mücadelede elde edilecek başarı, uzun vadeli ekonomik istikrar açısından büyük önem taşıyor. Ancak bu süreçte üretim gücümüzü, yatırım kapasitemizi, ihracat ve istihdam seviyemizi koruyacak adımların da eş zamanlı hayata geçirilmesi gerekiyor. Reel sektörün güçlü kalması, sürdürülebilir büyümenin en temel şartıdır. İş dünyası olarak üretmeye, yatırım yapmaya ve ülkemiz için değer oluşturmaya devam edeceğiz."
Zorlu makroekonomik koşullar ve yüksek finansman engellerine rağmen kesintisiz büyüme eğilimini yirmi üç çeyreğe taşıyan Türkiye ekonomisi, ATO Başkanı Baran'ın da vurguladığı üzere üretim gücünü koruyacak eş zamanlı destek adımlarının atılmasıyla uzun vadeli istikrar hedefine çok daha güvenli bir şekilde ilerleyecek.





