Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (AYBÜ) Arabuluculuk Kulübü tarafından ‘Suça Sürüklenen Çocuklar’ paneli düzenlendi. Düzenlenen panelde çocuk hukukunun temelleri ve infaz süreçleri kapsamlı şekilde ele alındı. Milli İrade Binası'nda gerçekleştirilen programda Çocuk Koruma Kanunu’ndaki uygulamalar, lekelenmeme hakkı ve son dönemde artan suç oranlarına karşı alınması gereken hukuki tedbirler tartışıldı. Panelde özellikle ağır suç tiplerinde cezai caydırıcılığın artırılması gerektiğine dikkat çekildi.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Arabuluculuk Kulübü tarafından ‘Suça Sürüklenen Çocuklar’ paneli düzenlendi.

Panel ‘Ceza Hukuku’ Oturumuyla Başladı

AYBÜ Milli İrade Binası Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.

Yenimahalle’de Gençlere Tam Burslu Konservatuvar Eğitimi
Yenimahalle’de Gençlere Tam Burslu Konservatuvar Eğitimi
İçeriği Görüntüle

Açılışın ardından panel, Dr. Öğr. Üyesi Emre İkbal Açıkgöz moderatörlüğünde ‘Ceza Hukuku’ oturumuyla devam etti.

‘Çocuk için Ne Yapılırsa Neler Değişebilir?’ Sorusu Ele Alındı

Panelde konuşan emekli hakim Gökten Koçoğlu, Çocuk Koruma Kanunu ve Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 31. Maddesi'nin uygulamalarını anlatarak, suça sürüklenen çocuklar bakımından ceza arttırımından önce çocuk hukukunun temeline inilerek ‘çocuk için ne yapılırsa neler değişebilir?’ sorusunun cevabıyla ilerlemek gerektiğini ifade etti.

Konuşmacı avukat Taha Yasin Caner ise Çocuk Koruma Kanunuyla gelen yaklaşımla birlikte, çocukların yüksek menfaati gözetilerek ‘suça sürüklenen çocuk’ kavramının kullanıldığını belirtti.

Bu durumun suç işleyen çocuğa hiçbir tepki verilemeyeceği anlamına gelmediğini dile getiren Caner şöyle konuştu:

"Çocuğu suça sürükleyen faktörleri tespit edip, çocuğu bu faktörlerden uzak tutmak ve suç işlemeyi bir yaşam biçimi haline getirmesini engellemeye yönelik tedbirler öngörülmekte. Her ne kadar uluslararası hukukta da çocuğun yüksek menfaati gözetilse de maalesef ülkemizde yaşanan son olaylar bu menfaatlerin sorgulanmasına sebebiyet veriyor. Ben, işlenen suçların tiplerine göre ayırt edilmesi gerektiğini düşünüyorum."

Panel ‘İnfaz Hukuku’ Oturumuyla Devam Etti

‘İnfaz Hukuku’ oturumuyla devam eden panele, aralarında Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdür Yardımcısı Fatih Güngör ve infaz savcısı Ercan Başaran'ın da bulunduğu konuşmacılar katıldı.

Panelin ardından değerlendirmelerde bulunan ceza hukuku uzmanı avukat Taha Yasin Caner, Ceza Muhakemesi Hukuku'nda normal, yetişkin bir bireyin şüpheli veya sanık olarak ifade edildiğini ancak çocuklarda lekelenmeme hakkı ve masumiyet karinesi gözetilerek ‘suça sürüklenen çocuk’ kavramının kullanıldığını belirtti.

Verilen Cezaların Caydırıcı Nitelikte Olmadığı Konuşuldu

Çocuklara verilen cezaların caydırıcı nitelikte olmadığını dile getiren Caner şu ifadeleri kullandı:

"Ülkemizde yaşanan son olaylar özellikle Minguzzi olayıyla beraber çocuklara yönelik cezaların çok da caydırıcı olmadığını gözler önüne serdi. Bu sebeple hayata karşı suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar gibi ağır suçlarda TCK'nın 31. Maddesi'nde belirtilen 'yaşı küçük olması' hususunun kaldırılması gerektiğini düşünüyorum. Bu sayede suçlardaki caydırıcılık artsın ve suç işleme oranları bu vesileyle azalsın."

Ankara'dan son dakika haberleri için bizi takip edin!

Kaynak: AA