Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlenen bilgilere göre, 2026’nın ilk 9 ayında Türkiye'nin ayçiçeği yağı ihracatı miktar bazında yüzde 4,8 artışla 558 bin 471 tona tırmanırken, değer bakımından yüzde 17,9’luk yükselişle 931 milyon 949 bin dolar seviyesine ulaştı.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi Dış Satımın Yüzde 60,4'ünü Karşıladı
Söz konusu dönemde bölgenin ayçiçeği yağı ihracatı yıllık bazda yüzde 26,1 artarak 563 milyon 66 bin dolara yükseldi. Bölge ihracatçısı bu performansla, Türkiye'nin toplam ayçiçeği yağı ihracatının yüzde 60,4’ünü tek başına üstlendi.
Ülke bazlı dış satım sıralamasında en fazla ihracat Cibuti’ye gerçekleştirildi. Cibuti’ye 9 ayda 178 bin 358 ton karşılığı 292 milyon 231 bin dolarlık ayçiçeği yağı satıldı. Bu ülkeyi 63 bin 175 ton ve 104 milyon 857 bin dolarla Sudan takip etti.
Geçen yılın 9 aylık periyodunda 57 milyon 123 bin dolar olan Libya’ya ayçiçeği yağı ihracatı, bu yılın aynı döneminde 85 milyon 664 bin dolara yükseldi.
"Küresel Piyasalarda Fiyat Rekabeti Belirleyici Olacak"
Küresel bitkisel yağ piyasasındaki gelişmeleri değerlendiren TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, dünya genelinde üretim artışına karşın palm yağı rekoltesindeki düşüş nedeniyle toplam bitkisel yağ stoklarının 29,9 milyon tona gerilemesinin beklendiğine işaret etti.
Kadooğlu, sektörün küresel pazardaki konumuna ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Küresel veriler, ayçiçek yağı piyasası ile genel bitkisel yağ dengesi arasında dikkat çekici bir farklılığa işaret ediyor. Bu iki eğilim birlikte ele alındığında, ayçiçek yağındaki üretim artışının bütün bitkisel yağ piyasasında benzer bir arz rahatlığı yaratmayacağı söylenebilir. Çünkü ayçiçek yağı fiyatlarının seyrini değerlendirirken yalnızca bu üründeki üretim ve stok beklentilerine bakmak yeterli değil, palm ve soya yağı gibi alternatiflerin arzı da fiyat oluşumunda belirleyici oluyor. Bu nedenle dünya ayçiçek yağı ticaretindeki genişlemenin ihracatçılarımız açısından somut bir fırsata dönüşmesi, ürünün alternatif bitkisel yağlar karşısındaki fiyat konumunu koruyabilmesine bağlı olacak."




