Anayasa Mahkemesi, kamu idarelerinin taşınır ve taşınmaz varlıklarının korunmasına yönelik emsal niteliğinde bir karara imza atarak bütçe kanunundaki kısıtlayıcı bir maddeyi geçersiz kıldı. Merkezi yönetim bütçesine dair düzenlemelerin yerel yönetim iştirakleri üzerindeki yetki sınırlarını belirleyen bu gelişme, özellikle büyükşehir belediyelerine bağlı kuruluşların risk yönetimi stratejilerini doğrudan etkiliyor. Yüksek mahkemenin bütçe disiplini ile kurumların özel statüleri arasındaki dengeyi gözeten bu yaklaşımı, hukuki literatürde bütçe kanununa konulabilecek hükümlerin sınırlarını bir kez daha netleştirdi. Kararın ayrıntıları, devlet mallarının sigortalanması konusundaki genel kuralın hangi durumlarda esnetilebileceğine dair önemli hukuki dayanaklar barındırıyor.
Sayıştay Tarafından Yapılan İtirazın Gerekçeleri
Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Sayıştay 4. Dairesi, 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'ndaki Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin Esaslar başlığında yer alan Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır hükmünü AYM'ye taşıdı.
Dairenin başvurusunda, EGO Genel Müdürlüğünün taşınır ve taşınmaz varlıklarını sigorta ettirmesi nedeniyle yapmış olduğu ödemenin, kamu zararı olarak değerlendirilerek hazırlanan rapora konu edildiği belirtildi.
Başvuruda, EGO Genel Müdürlüğünün özel hukuk hükümlerine tabi, belediyeye bağlı müessese olduğu, yürüttüğü görev ve hizmetlerin niteliği dikkate alındığında çeşitli risklere karşı mallarını sigortalatmasının zorunlu olduğuna işaret edildi.
Anayasa Mahkemesi Kararının Hukuki Dayanağı
Başvuruyu inceleyen AYM, söz konusu hükmün EGO Genel Müdürlüğü lehine iptal edilmesine karar verdi.
EGO'nun 4325 sayılı Kanun'la kurulan özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliği bulunan ve belediyeye bağlı bir genel müdürlük tarafından idare edilen müessese olduğu ifade edilen AYM kararında, şunlar kaydedildi:
‘’Dolayısıyla EGO'nun merkezi yönetim bütçe kanununu oluşturan 5018 sayılı Kanun'a ekli 1, 2 ve 3 sayılı cetvellerde yer alan idare ve kurumlar arasında bulunmadığı açıktır. Bu bağlamda bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında, devlet mallarının sigorta edilmesini hükme bağlayan itiraz konusu kuralın, Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı bir genel müdürlük olarak faaliyet gösteren EGO yönünden Anayasa'nın 161. maddesi uyarınca bütçe ile ilgili bir hüküm olarak kabul edilebilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla kural, Anayasa'nın 161. maddesinde yer alan Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz hükmüyle bağdaşmamaktadır. Kuralın iptali gerekir.’’
Bütçe Kanununa Konulan Hükümlerin Sınırları
Yüksek mahkeme, iptal gerekçesinde merkezi yönetim bütçesinin kapsamını belirleyen kanuni listelere atıfta bulunarak EGO'nun bu kapsam dışında kaldığını tescilledi.
Anayasa'nın bütçeyle ilgili maddelerine aykırılık teşkil eden düzenlemenin, yerel yönetimlerin hizmetlerini yürütürken karşılaştıkları riskleri yönetme hakkını kısıtladığı tespiti yapıldı.
Karar, belediyeye bağlı müesseselerin kendi özel kanunları ve hukuk kuralları çerçevesinde hareket etme serbestisine vurgu yaparken, genel bütçe kanunlarıyla getirilen sınırlamaların bu kurumlar için geçerli sayılamayacağına hükmetti.
Bu gelişmeyle birlikte, kamu hizmeti yürüten benzer statüdeki diğer kuruluşlar için de mallarını sigortalatma hakkı anayasal güvence altına alınmış oldu.
Ankara'dan son dakika haberleri için bizi takip edin!





