Türkiye’nin küresel ticaret sahnesindeki konumu, teknoloji odaklı üretim hamleleriyle stratejik bir ivme kazanmaya devam ediyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından paylaşılan son veriler, ülkenin dış ticaret hacmindeki genişlemenin sadece miktar bazında değil, aynı zamanda nitelik bazında da önemli bir dönüşüm geçirdiğini kanıtlıyor. Katma değeri yüksek ürünlerin dış satımındaki artış, üretim ekosisteminin küresel rekabet gücünü artırırken, elde edilen yeni rakamlar Türk sanayisinin teknolojik yetkinliğini de gözler önüne seriyor.

Bakan Kacır’dan Teknoloji Odaklı İhracat Vurgusu

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin dış ticaret performansına ilişkin güncel verileri kamuoyuyla paylaştı.

Bakan Kacır, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürün ihracatının yıllık bazda yüzde 10,9 oranında bir artış gösterdiğini belirtti.

Bu gelişmeyle birlikte teknoloji odaklı ürünlerin ihracat hacmi 101 milyar dolar seviyesinden 112 milyar dolara yükseldi.

Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında atılan adımların meyvelerini vermeye başladığını ifade ederek, Türkiye’nin küresel pazarlardaki varlığının her geçen gün daha da güçlendiğine dikkat çekti.

Milli Teknoloji Hamlesi İhracata Güç Katıyor

İhracatta yakalanan bu başarıda katma değerli üretimin payı büyük bir yer tutuyor. Bakan Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılına ait rekor dış ticaret rakamlarını paylaşmasının ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:

"Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 2025 yılı ihracat rekorlarını kamuoyuyla paylaştı. Yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürün ihracatımız yıllık yüzde 10,9 artışla 101 milyar dolardan 112 milyar dolara erişti. Toplam mal ihracatımız 273,4 milyar dolara çıktı. Türkiye, katma değerli ve rekabetçi üretimle küresel pazarlarda varlığını güçlendiriyor."

Küresel Pazarda Katma Değerli Üretim Dönemi

Türkiye’nin toplam mal ihracatının 273,4 milyar dolar gibi tarihi bir seviyeye ulaştığı bu dönemde, yüksek teknolojili ürünlerin bu pasta içindeki payının artması kritik bir önem taşıyor.

Milli Hızlı Tren 2026’da Raylarda: Saatte 225 Kilometre Hızla Yolculuk
Milli Hızlı Tren 2026’da Raylarda: Saatte 225 Kilometre Hızla Yolculuk
İçeriği Görüntüle

Bakan Kacır’ın paylaştığı veriler, Türkiye’nin sadece hammadde veya düşük teknolojili ürünlerle değil, ileri mühendislik ve teknoloji içeren kalemlerle dünya ekonomisinden pay aldığını gösteriyor.

Rekabetçi üretim modelinin benimsenmesiyle birlikte, 112 milyar dolarlık teknoloji ihracatı ülke ekonomisinin gelecekteki büyüme dinamikleri için de güçlü bir referans oluşturuyor.

Kaynak: AA