Donmak çoğu canlı için ölüm anlamına geliyor. Hücrelerde oluşan buz kristalleri dokulara zarar verirken kan dolaşımı ve solunum da duruyor. Ancak Kuzey Amerika'da yaşayan orman kurbağası için kışın donmak hayatta kalmanın bir parçasıdır. Hava sıcaklığı düştüğünde kurbağanın kalbi duruyor, nefesi kesiliyor ve vücudundaki suyun önemli bir bölümü donuyor. İlkbaharda sıcaklık yükseldiğinde ise kurbağa yeniden hareket etmeye başlıyor.
Hücrelerini Şekerle Koruyor
Kurbağa donmaya başladığında karaciğeri yüksek miktarda glikoz üretiyor. Kanla vücudun farklı bölgelerine taşınan bu şeker, hücrelerin donma nedeniyle zarar görmesini azaltıyor. Buz kristalleri daha çok hücrelerin dışında oluşurken hücrelerin iç yapısı korunuyor. Böylece kurbağa, aylar süren donma dönemini atlatabiliyor.
Kalbi Duruyor, Yaşam Bitmiyor
Donma sırasında kurbağanın kalbi atmıyor ve solunum gerçekleşmiyor. Vücudun enerji ihtiyacı da büyük ölçüde düşüyor.
Araştırmalarda Alaska'daki orman kurbağalarının aylar boyunca donmuş halde kaldıktan sonra havaların ısınmasıyla yeniden aktif hale gelebildiği gözlemlendi.
Havalar Isınınca Yeniden Hareket Ediyor
Sıcaklık yükseldiğinde vücuttaki buz çözülmeye başlıyor. Kan dolaşımı ve solunum yeniden çalışıyor, ardından kaslar da harekete geçiyor. Kurbağanın bunu başarabilmesinin temelinde, donmadan önce başlayan hazırlık süreci yatıyor. Vücudu, soğukla birlikte hücreleri koruyacak maddeleri artırıyor.
Her Canlı için Mümkün Değil
Orman kurbağasının sahip olduğu bu özellik oldukça sıra dışıdır. İnsanlar dahil çoğu canlı, vücudundaki suyun büyük bölümünün donması halinde ciddi ve geri dönüşü olmayan doku hasarıyla karşılaşıyor.
Orman kurbağası ise kışı donmuş halde geçirip baharda yeniden aktif hale gelerek doğadaki en sıra dışı hayatta kalma örneklerinden birini sergiliyor.





