Bir otelin boş kalan odası, bir uçağın satılmayan koltuğu ya da günün büyük bölümünde kullanılmayan bir ofis yalnızca kullanılmayan bir alan anlamına gelmiyor. Bu kapasite için kira, personel, enerji ve bakım gibi maliyetler sürerken gelir üretilememesi şirketler bakımından ciddi bir ekonomik kayıp doğuruyor.
Bu sebeple işletmeler, ellerindeki kapasiteyi mümkün olduğunca yüksek oranda kullanabilmek adına farklı yöntemlere başvuruyor. Fiyatların talebe göre değiştirilmesi, son dakika indirimleri ve ortak kullanım modelleri söz konusu arayışın öne çıkan örnekleri arasında bulunuyor.
Ulaşım, Konaklama ve Restoran Sektörleri için Daha Önemli
Özellikle ulaşım ve konaklama sektörlerinde kapasitenin isabetli bir şekilde idare edilmesi doğrudan gelirle bağlantılı bir durumdur. Bir uçuşta kalkış saati yaklaştıkça satılmayan koltukların değeri yeniden hesaplanırken, oteller de doluluk oranına göre fiyatlarını yenileyebiliyor.
Benzer yaklaşım restoranlardan çalışma alanlarına kadar farklı sektörlerde görülüyor. Normal şartlarda kullanılmayan kapasitenin günün belirli saatlerinde veya farklı müşteri gruplarına sunulması, şirketlerin mevcut kaynaklarından daha fazla gelir elde etmesini sağlayabiliyor.
Boşluğun Fiyatlandırılması
Teknolojinin gelişmesi, şirketlerin talebi daha yakından takip etmesine ve fiyatları anlık olarak değiştirmesine imkân tanıyor. Böylece daha önce ekonomik açıdan boş kabul edilen kapasite, doğru zamanda doğru tüketiciyle buluşturularak gelir kaynağına dönüştürülebiliyor.
Bir ürün ya da hizmetin değeri, yalnızca ne kadar sattığıyla mı ölçülmeli, yoksa kullanılmayan kapasitesini ne kadar verimli değerlendirdiği de hesaba katılmalı mı? Şirketlerin giderek daha fazla odaklandığı bu husus, görünmeyen bir kaynağın nasıl paraya dönüştürülebileceğini ortaya koyuyor.




