Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NSosyal hesabından sermaye piyasalarında belirli fonlarda yaşanan sorunlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Fon Koordinasyon Kurulu’nun çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdüğünü belirten Yılmaz, yatırımcıların haklarının korunması ve sorunlu yapıların tasfiyesi için gerekli adımların atıldığını ifade etti.
Yılmaz, sorunlu fonlara yönelik idari ve adli tedbirlerin eş güdüm içinde hayata geçirildiğini, olağan tasfiye süreçlerinin hızla yürütüldüğünü bildirdi. Olağanüstü tasfiyeye ilişkin kanuni düzenlemelerin ise Meclis gündeminde olduğunu kaydetti.
Yılmaz, haksız ve fahiş kazançların sisteme geri kazandırılarak yatırımcılara ödenmesi için yoğun ve çok yönlü çaba gösterildiğini belirtti.
Sorunlu Fonlar Yüzünden Tüm Piyasanın İmajı Zedelenmemeli Vurgusu
Sorunlu fonlara yönelik tedbirlerin tüm sermaye piyasalarına mal edilmesinin yanlış olduğunu vurgulayan Yılmaz, kurallara uygun faaliyet gösteren fonların da bu algıdan olumsuz etkilendiğine dikkat çekti.
Fon piyasasının yüzde 90’ından fazlasını oluşturan sağlıklı işleyişe sahip fonların, sorunlu yapılarla aynı kapsamda değerlendirilmesinin sisteme ve yatırımcılara zarar verebileceğini ifade eden Yılmaz, ekonomik iletişimde doğru ve dengeli bir yaklaşımın önemini vurguladı.
Sermaye piyasalarında yatırım yapmanın suç olmadığını, aksine bu alanın ekonomi politikaları kapsamında desteklendiğini belirten Yılmaz, piyasa bozucu işlemler, dolandırıcılık ve manipülasyonun ise suç teşkil ettiğini kaydetti.
Yılmaz, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Defalarca vurguladığımız üzere, fonlara, hisse senetlerine veya farklı sermaye piyasası araçlarına yatırım yapmak suç değildir, aksine tüm plan ve programlarımızda desteklenen bir politikadır. Bu alanlarda hukuka aykırı işlemler ile piyasayı bozmak, dolandırıcılık ve manipülasyon yapmak ise suçtur.
Bu ayrımı net bir şekilde yapmamak, yatırımcılara da ekonomimize de zarar verecektir. Kim hukuka aykırı işlem yaptıysa veya yaparsa hiç şüphesiz sonuçlarına katlanmalıdır. Kurallara uygun çalışanlara, sistemin geneline ve yatırımcıların haklarına sahip çıkmak ise başta bağımsız düzenleyici ve denetleyici otoriteler olmak üzere, hepimizin ortak sorumluluğudur."




