Denizin altında tatlı su bulunması ilk bakışta şaşırtıcı olsa da bu durum yeni değil. Kıyılardaki yeraltı suları, deniz tabanının altındaki geçirgen kaya ve tortul tabakalar boyunca denizden kilometrelerce açığa kadar uzanabiliyor.
Deniz Tabanının Altında Yeraltı Suyu
Bu suların bir bölümü, deniz seviyesinin daha düşük olduğu geçmiş dönemlerde oluştu. Buzul çağlarında bugün denizle kaplı olan bazı alanlar karadaydı. Yağışlarla beslenen yeraltı suları zamanla bu tabakaların içinde kaldı.
ABD'nin Atlantik kıyısında yapılan bir araştırmada, deniz tabanının altında en az 350 kilometre boyunca uzanan ve yaklaşık 2.800 kilometreküp düşük tuzlulukta su barındıran bir yeraltı su sistemi tespit edildi.
Hepsi Tatlı Su Değil
Deniz tabanının altındaki suyun tamamı içilebilir nitelikte değildir. Tatlı su, zamanla deniz suyuyla karışabiliyor ve bulunduğu bölgenin jeolojik yapısına göre tuzluluk oranı değişebiliyor. Ayrıca yeraltı suyu tamamen hareketsiz de değildir. Bazı bölgelerde deniz tabanından okyanusa doğru sızabiliyor. Bu hareket, kıyı sularına besin maddeleri ve farklı kimyasal bileşenlerin taşınmasında rol oynuyor.
Geleceğin Su Kaynağı Olabilir mi?
Deniz altındaki bu rezervler, su sıkıntısının yaşandığı bölgeler açısından ilgi çekici bir kaynak olarak görülüyor. Ancak suyun çıkarılması ve kullanılabilmesi için miktarının yanı sıra tuzluluk oranı, yenilenme hızı ve bulunduğu jeolojik yapı gibi birçok unsurun bilinmesi gerekiyor.
Bu nedenle bilim insanları deniz tabanının altındaki suyun yalnızca ne kadar olduğunu değil, nereden geldiğini, nasıl hareket ettiğini ve ne kadarının kullanılabilir durumda olduğunu da araştırıyor.
Denizlerin altında bulunan bu sistemler, yeraltı suyunun yalnızca karaların altında olmadığını gösteriyor. Okyanus tabanının altındaki bu su sistemleri, Dünya’nın su döngüsünün önemli parçalarından biri olarak araştırılıyor.





