Dijital sınıf ayrımı, yalnızca internete erişimi olanlarla olmayanlar arasındaki farktan ibaret değildir. Çünkü aynı teknolojik araçlara sahip iki insan, bunları kullanma biçimleri nedeniyle birbirinden tamamen farklı neticeler elde edebilir.
Bir kişi interneti ağırlıklı olarak eğlence amacıyla kullanırken başka biri aynı ortamda eğitim alabilir, mesleki beceriler geliştirebilir, uluslararası iş bağlantıları kurabilir veya iktisadi değer üretebilir.
Örneğin, ücretli eğitim platformlarına erişebilen, güçlü bir bilgisayar kullanabilen ve teknik hususlarda kendisine rehberlik edecek insanlara sahip olan bir öğrenci, dijital dünyanın sunduğu imkânlardan daha fazla yararlanabilir. Benzer yeteneklere sahip ancak bu kaynaklardan yoksun başka bir öğrenci ise aynı fırsatları elde etmek için çok daha fazla çaba sarf etmek durumunda kalabilir.
Böylece dijital dünya, kimilerinin iddiasının tersine geleneksel eşitsizlikleri ortadan kaldırmak yerine bazen onları yeni biçimlerde yeniden üretmiş olur. İktisadi imkânlar teknolojik avantajlara, teknolojik avantajlar eğitim ve kariyer fırsatlarına, bu fırsatlar da yeni ekonomik imkânlara dönüşebilir. Bu döngü, teknolojik ayrıcalıkların kuşaklar arasında aktarılmasına da zemin hazırlayabilir.
Teknolojiye Yön Veren Kim?
Dijital sınıf ayrımının bir başka boyutu ise teknoloji hakkında konuşma ve karar alma gücüdür. Hangi uygulamaların geliştirileceğine, hangi verilerin toplanacağına, hangi sorunların öncelikli kabul edileceğine çoğu zaman sınırlı sayıda şirket, yatırımcı ve uzman karar verir. Teknolojiyi kullanan geniş kitleler ise bu kararların olumlu ya da olumsuz sonuçlarıyla karşı karşıya kalır.
Tüm bu hususlar dikkate alındığında dijital çağın yalnızca neler getireceğine değil, neler götüreceğine de bakılması gerektiği çok daha iyi idrak edilecektir.





