Bilim insanları uzun zamandır dil ile düşünce arasındaki ilişkiyi inceleme konusu yapmıştır.
İngiliz filozof ve matematikçi Bertrand Russell, dilin düşüncenin ön şartı olduğunu ifade etmişti. Russell, dilin yalnızca sözcüklerle belirtilebilecek duygu ve düşünceleri mümkün kıldığını aktarmıştır.
İnsan Zihninin Soyut Düşünme Kapasitesi Nasıldır?
İnsan beyninin soyut düşünme yeteneği eşsizdir. Diferansiyel denklemler çözmek, senfoniler bestelemek ve ahlaki ikilemleri tartışmak, dile yönelik ihtiyacı ortaya çıkarır.
Massachusetts Institute of Technology’den nörobilimci Evelina Fedorenko, dil ve düşüncenin beyinde ayrı sistemler aracılığıyla işlendiğini belirtmektedir.
Yapılan çalışmalar, matematiksel ve sosyal kıyaslama işlemlerinin dil olmada da gerçekleştirilebildiğini göstermektedir.
Araştırmalar, zihnin dil olmadan matematiksel ve sosyal muhakeme görevlerinin başarıyla gerçekleştirilebildiğini gösteriyor.
Dilin Esas Görevi, Düşünceleri Aktarmaktır
Fedorenko, dilin temel olarak düşünceleri başkalarına iletmeyi sağlayan bir araç olduğunu ifade etmektedir.
Dil, toplumsal iş birliği ve bilgi paylaşımının basitleştirmekle birlikte, düşüncenin kendisini üretmez. Afazi gibi ciddi dil bozukluğu bulunan bireyler, dil yetenekleri kaybolsa bile karmaşık bilişsel görevleri sürdürebiliyor.
Beyin görüntüleme çalışmaları da, dil bölgelerinin karmaşık düşünsel görevler sırasında sessiz kaldığını gözler önüne seriyor.



