Küresel ölçekte rüzgar ve güneşten sağlanan elektrik üretim oranı nisanda tarihi bir rekor kırarak fosil yakıt pazarındaki gaz santrallerinin hakimiyetini ilk kez bitirdi.
Doğal Gaz Santralleri Yüzde 20 Bandında Kaldı
Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember, dünya genelindeki elektrik tüketim verilerini masaya yatırdı. Kurumun yayımladığı aylık elektrik tüketim analizine göre, rüzgar ve güneş enerjisinin küresel elektrik üretimindeki toplam oranı geçen ay yüzde 22 seviyesinde gerçekleşti. Finansal ve çevresel açıdan sürekli tartışılan doğalgaz santrallerinin üretimdeki payı ise aynı dönemde yüzde 20 bandında kaldı.
Rüzgar ve Güneşten Üretimde Rekor Geldi
Ember tarafından paylaşılan istatistiksel raporlarda, temiz enerji kaynaklarından elde edilen gücün ulaştığı nihai hacim netleşti. Rüzgar ve güneşten sağlanan elektrik üretimi 531 teravatsaatle nisan ayında tarihi bir rekor kırdı ve 477 teravatsaat elektrik üretimi elde edilen gaz arzını geride bıraktı. Sektörel dönüşümün boyutlarını gözler önüne seren tarihsel karşılaştırmalarda ise gazdan elektrik üretiminin 5 yıl önce yine 476 teravatsaat seviyesinde olduğu anımsatıldı. Buna karşın 5 yıl önceki dönemde rüzgar ve güneş santrallerinden elde edilen üretimin yalnızca 245 teravatsaat seviyesinde kaldığı verisi paylaşıldı.
Enerji Krizinin Ortasında Yakalanan Stratejik Başarı
Açıklanan veriler ışığında, Orta Doğu bölgesinde patlak veren savaşın tetiklediği mevcut enerji krizinin ilk tam ayında büyük bir dönüm noktasına ulaşıldı. Fosil yakıt piyasalarında gözlenen sert dalgalanmalara ve fiyat istikrarsızlıklarına rağmen rüzgar ve güneşten rekor düzeyde elektrik üretilmesi, enerji mimarisinde yeni bir sayfa açtı. Raporda yer verilen değerlendirmelere göre, söz konusu istatistiki çıktılar rüzgar ve güneş öncülüğünde temiz enerji kaynaklarından üretimin artmasına yönelik uzun vadeli bir dönüşümün kararlılıkla sürdüğünü ortaya koydu.
"Doğal Gazla Üretilen Elektrik Rüzgar ve Güneş Enerjisiyle Yarışamıyor"
Ember bünyesinde çalışmalarını sürdüren Küresel Elektrik Analisti Kostantsa Rangelova, ortaya çıkan finansal ve operasyonel tabloya ilişkin kurumsal görüşlerini paylaştı. Dünyanın dört bir yanındaki egemen devletlerin rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarına ağırlık verdiğini ifade eden Rangelova, bu kaynakların ucuz, yerli ve güvenilir nitelikte olduğunu aktardı.
Mevcut küresel enerji krizinin, ithal edilen doğalgaza kıyasla yenilenebilir enerji kaynaklarının sahip olduğu ekonomik avantajları daha da güçlendirdiğini bildiren Ember Küresel Elektrik Analisti Kostantsa Rangelova, şu ifadeleri kullandı:
"Enerji krizi, aynı zamanda bu kaynakların yaygınlaştırılmasını hızlandırma konusunda siyasi aciliyeti de artırdı. Birçok ithalatçı ülke için, sıvılaştırılmış doğal gazla üretilen elektrik, rüzgar ve güneş enerjisiyle rekabet edemez hale geliyor."
Mevcut ekonomik krizler ve siyasi gerilimler gölgesinde ulaşılan bu üretim rekoru, sıvılaştırılmış doğalgaz ithalatına bağımlı olan ülkeler için yenilenebilir kaynakların ne denli pratik ve kaçınılmaz bir alternatif olduğunu tescilledi.




