Yüzyıllardır bağlılığın ve servetin sembollerinden biri olarak değerlendirilen elmasın piyasa değeri, bilimsel anlamda sık sık tartışma konusu olmuştur. Sürdürülen araştırmalar ve sektörel analizler, elmasın yüksek fiyatının doğadaki kıtlığından öte, bilinçli bir "yapay kıtlık" ve "psikolojik pazarlama" konusu ile açıklandığını göstermektedir.

Kömürle Aynı Özden Geliyor

Kimyasal açıdan kömür ile aynı temel element olan karbondan oluşan elmas, fiziksel özellikleriyle sıradan karbon kristallerinden ayrılmaktadır. Dünyanın en sert doğal maddesi olma özelliği ve ışığı kırma becerisiyle ilk dönemlerde sanayide ve tılsım olarak kullanılan taşın değerlilik serüveni, 1870'lerde Güney Afrika’da yer alan dev maden yataklarında kırılma noktasına uğramıştır.

Türkiye'nin Kadın Nüfusu 43 Milyon 32 Bin 734 Kişiye Ulaştı
Türkiye'nin Kadın Nüfusu 43 Milyon 32 Bin 734 Kişiye Ulaştı
İçeriği Görüntüle

Piyasayı Ayakta Tutan "Yapay Kıtlık" Algısı

Güney Afrika'daki keşiflerin sonrasında arz fazlası sebebiyle elmasın değer kaybetmesinden endişe duyan yatırımcılar, 1888 yılında kurdukları kartel yapısıyla üretimi kontrol altına almıştır. Elmasın değerli olarak görülmesinin esas sebebi, madenlerin sınırlı oluşundan ziyade, piyasaya aktarılan miktarın tek elden, titizlikle kısıtlanması olarak değerlendirilmiştir. Uzmanlar, tüm rezervlerin eş zamanlı olarak piyasaya sürülmesi halinde, elmasın bilimsel değerinin yarı değerli taşlar seviyesine düşebileceğine dikkat çekmektedir.

Psikolojik Bir İcat: "Sonsuza Kadar"

Elmasın değerini sürdüren temel faktörlerden bir diğeri ise 1930'lu yıllarda uygulamaya geçirilen "duygusal pazarlama" stratejisi olmuştur. Reklam ajansları üzerinden elmasın "aşkın vazgeçilmez simgesi" olduğu fikri toplumsal bir norm haline getirilmiştir. 1947’de tescillenen "Elmas Sonsuza Kadardır" sloganı, bireylerin elindeki elması tekrar satmasını önleyerek, taşın piyasaya geri dönmesinin ve arz artışı sebebiyle fiyatların düşmesinin engelleyen psikolojik bir duvar oluşturmuştur.

"Güvenli Eller" Teorisi

Ekonomistler, elmasın asıl değerinin insanların ona yüklediği "satılamazlık" algısından kaynaklandığını savunmaktadır. Dünya genelinde milyonlarca karatlık elmasın kasalarda muhafaza edilmesi, piyasadaki yapay kıtlığı artıran en büyük unsur olarak öne çıkmaktadır.

Muhabir: Nesrin Özoğlu