AB Ülkeleri Her Yıl 22 Gigavatlık Enerji Atılımı Yapacak
AB Ülkeleri Her Yıl 22 Gigavatlık Enerji Atılımı Yapacak
İçeriği Görüntüle

Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri adımları durdurduğunu ilan etmesi küresel emtia piyasalarında risk primini düşürerek varlık fiyatlarını tepetaklak etti.

Küresel ticaret ağlarının odağında yer alan ham madde ve enerji piyasaları, küresel çapta yaşanan stratejik gelişmelerin ve makroekonomik kararların gölgesinde oldukça hareketli bir dönemi geride bıraktı.

Orta Doğu Riskleri ve Fed Kıskacında Emtia Piyasaları

Emtia piyasalarında tamamlanan haftada, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler, ABD'de açıklanan enflasyon verileri ve ABD Merkez Bankasının para politikasına ilişkin beklentiler fiyatlamalarda belirleyici oldu. Washington ile Tahran arasında yeni bir anlaşmaya yaklaşıldığına yönelik küresel haber akışı, enerji piyasalarında hissedilen risk primini kısmen azaltmayı başardı. Ancak bu diplomatik uzlaşının henüz kesinleşmiş bir zemine oturtulamaması, petrol fiyatlarında gözlenen oynaklığın yüksek kalmasına neden oldu. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni saldırıların durdurulduğuna ve anlaşma sürecinde ilerleme sağlandığına ilişkin açıklamaları, küresel enerji arzına yönelik endişeleri belli ölçüde sınırladı. Buna karşın Tahran yönetiminden gelen temkinli açıklamalar, bu hafta piyasalarda kalıcı bir rahatlama dalgasının oluşmasının önüne geçti.

ABD Enflasyon Verileri ve Faiz Politikasının Etkileri

Hafta içi seanslarında açıklanan ABD enflasyon rakamları da emtia fiyatlamaları üzerinde derin izler bıraktı. ABD'de Tüketici Fiyat Endeksi mayısta aylık yüzde 0,5, yıllık yüzde 4,2 artarken çekirdek enflasyon yıllık yüzde 2,9 seviyesinde gerçekleşti. Enerji fiyatlarında yaşanan yukarı yönlü hareketlilik, enflasyonist baskıların küresel ölçekte sürdüğüne işaret etti. Üretici fiyatları tarafında da enerji kaynaklı maliyet baskıları öne çıkmayı sürdürdü. ABD'de Üretici Fiyat Endeksi mayısta aylık yüzde 1,1 ve yıllık yüzde 6,5 yükselirken nihai talep enerji endeksindeki artış üretici fiyatlarını yukarı taşıdı. Paylaşılan bu veriler, merkez bankasının faiz indirimlerine yakın bir zamanda başlamayacağına yönelik piyasa beklentilerini desteklerken özellikle faiz getirisi sunmayan değerli metaller üzerinde ciddi bir baskı unsuru oluşturdu.

Yeni Başkan ve Gelecek Haftanın Kritik Beklentileri

Finansal analistler, Fed Başkanı Kevin Warsh'un gelecek hafta başkanlık edeceği ilk Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısında vereceği mesajların, değerli metaller başta olmak üzere tüm emtia piyasalarının yönü üzerinde kritik bir rol oynayacağını belirtti. Bununla birlikte merkez bankasının iletişim dilinde yapabileceği olası değişiklikler ile faiz patikasına ilişkin sunacağı yeni sinyallerin, dolar endeksi ve tahvil faizleri üzerinden emtia piyasalarında oynaklığı artırabileceğini ifade eden analistler, jeopolitik haber akışının da enerji fiyatları üzerinde belirleyici olmayı sürdüreceğini kaydetti.

Yaşanan bu makroekonomik gelişmelerle birlikte ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi önceki haftaya göre yaklaşık 5 baz puan azalışla yüzde 4,49 seviyesine gerilerken dolar endeksi haftalık bazda yüzde 0,3 düşüşle 99,7 seviyesinde haftayı tamamladı.

Değerli Metaller Sektöründe Ayrışan Fiyatlamalar

Haftalık kapanışlar incelendiğinde değerli metallerde karışık bir seyir izlendiği görüldü. Fed'in sıkı para politikası duruşunu uzun süre koruyabileceğine yönelik artan beklentiler altın ve platin fiyatları üzerinde baskı oluştururken gümüş ve paladyum bu süreçten pozitif ayrışmayı başardı. Altın fiyatları, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerden destek bulmasına karşın ABD enflasyon verilerinin ardından netleşen şahin fiyatlamalarla yönünü aşağı çevirdi. Analistler, altının normal şartlarda jeopolitik risklerden destek aldığını ancak bu hafta fiyatlamalarda tahvil faizleri ve merkez bankası beklentilerinin çok daha belirleyici olduğunu ifade etti. Altın destekli borsa yatırım fonlarında gözlenen çıkışların hız kesmeden sürmesi ve fiziki talebin küresel ölçekte zayıf kalması da altın fiyatlarını aşağı çeken unsurlar arasında yer aldı. Altının teknik açıdan önem arz eden ortalamaların altına sarkması kısa vadeli satış eğilimini güçlendirdi. Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar paladyumda yüzde 4,4 ve gümüşte yüzde 0,1 artarken platinde yüzde 3,3 ve altında yüzde 2,6 geriledi.

Çin Talebi ve Tedarik Endişeleriyle Baz Metaller

Endüstriyel üretimde kullanılan baz metaller grubunda da Çin ekonomisinden gelen üretim sinyalleri, Orta Doğu kaynaklı tedarik sıkıntıları, enerji maliyeti kaygıları ve ürün bazlı arz-talep dengeleri etkili oldu. Bakır fiyatlarına, Çin'in işlenmemiş bakır ve bakır ürünleri ithalatının mayısta aylık bazda yüzde 1,3 azalmasına karşın arz tarafına yönelik endişeler ve ABD'nin ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler destek verdi ancak bu destek satış baskısını kırmaya yetmedi. Baz metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta libre bazında fiyatlar bakırda yüzde 3,5 ve çinkoda yüzde 1,3 artış kaydederken nikelde yüzde 4, kurşunda yüzde 1,9 ve alüminyumda yüzde 1,2 gerileme hareketi belirdi.

Brent Petrolde Azalan Risk Primi ve OPEC Kararı

Enerji koridorlarında ise Orta Doğu kaynaklı arz riskleri ve Washington ile Tahran arasındaki müzakere süreçleri fiyatlama mekanizmalarını doğrudan etkiledi. Hafta içinde Hürmüz Boğazı üzerinden enerji arzına yönelik oluşabilecek olası engeller petrol fiyatlarını yukarı yönlü desteklese de haftanın son günlerine doğru uzlaşmaya yaklaşıldığı yönündeki haberler risk priminin hızla azalmasını beraberinde getirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni saldırıların durdurulduğuna ilişkin açıklamaları ve anlaşma metni üzerinde ilerleme sağlandığına yönelik haber akışı, Brent petrol fiyatlarında düşüşe yol açtı. Buna karşın İran tarafının anlaşmanın kesinleştiği yönündeki iddialara temkinli yaklaşması, enerji arzına ilişkin küresel belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmasını engelledi. Aynı dönemde rafineri kullanım oranının yüzde 95,3'e yükselmesi, ABD'deki rafineri faaliyetlerinin gücünü koruduğuna işaret etti. Diğer taraftan OPEC+ grubunun temmuz ayı için üretim hedeflerini günlük 188 bin varil artırma kararı da piyasaların odağında yer aldı. Bu gelişmelerle birlikte, haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 6,5, doğal gazın İngiliz termal birimi cinsinden fiyatı da yüzde 3,4 geriledi.

Tarım Ürünlerinde Üretim Tahminleri ve Kuraklık Baskısı

Tarım emtialarında ise hafta genelinde ABD Tarım Bakanlığının üretim tahminleri, Çin'in Amerikan tarım ürünleri alımlarındaki zayıf seyir ve Orta Doğu kaynaklı lojistik maliyet baskıları ön plana çıktı. ABD Tarım Bakanlığı, yaşanan kuraklık gerekçesiyle ABD kışlık buğday üretim tahminini aşağı yönlü revize etti. Ovalar bölgesinde etkili olan kuraklığın sert kırmızı kışlık buğday üretimi üzerinde baskı oluşturması, buğday piyasasında arz endişelerini ciddi şekilde tırmandırdı. Mısır ve soya fasulyesinde de ABD üretim tahminlerinde belirgin bir değişikliğe gidilmemesi ve Güney Amerika'da güçlü üretim beklentilerinin sürmesi fiyatlardaki olası yükselişleri sınırlandırdı. Çin'in ABD tarım ürünleri alımları tahıl ve yağlı tohum piyasalarında en çok takip edilen başlıklar arasında yer aldı.

Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar mısırda yüzde 5,6, soya fasulyesinde yüzde 1 ve buğdayda yüzde 0,9 artarken pirinçte yüzde 2,9 geriledi. Kakaoda Batı Afrika kaynaklı arz ve pazarlama politikalarına ilişkin gelişmeler fiyatlamalarda etkili oldu. Fildişi Sahili'nin yeni sezon satışlarında temkinli hareket etmesi ve El Nino kaynaklı üretim riskleri kakao fiyatlarını destekledi. ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar kakaoda yüzde 3,3, kahvede yüzde 3 ve şekerde yüzde 0,7 artarken pamukta yüzde 1,3 düşüş görüldü.

Küresel emtia piyasalarındaki bu hareketli seyir, jeopolitik dengeler ile faiz politikaları arasındaki hassas çizginin ham madde fiyatları üzerinde ne kadar güçlü bir baskı oluşturduğunu açıkça kanıtlıyor.

Kaynak: AA