Ekonomik hesaplamalar büyük ölçüde piyasada gerçekleşen ve doğrudan parasal karşılığı bulunan faaliyetlere odaklanıyor. Örneğin bir aile temizlik hizmeti satın aldığında parasal karşılığı olan bir hizmet ortaya çıkıyor. Aynı iş evde bir aile bireyi tarafından ücretsiz yapıldığında ise harcanan zaman ve emek çoğu zaman ekonomik hesaplamalarda aynı şekilde yer almıyor.
Benzer durum çocuk, yaşlı ve hasta bakımında da görülüyor. Ücretli bir bakıcı tarafından gerçekleştirilen hizmet ekonomik faaliyet olarak değerlendirilirken, aynı sorumluluğun aile içinde ücretsiz olarak üstlenilmesi görünmez kalabiliyor.
Sadece Ekonomik Bir Husus Değil
Ücretsiz emek, hanelerin ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra ücretli ekonominin devamlılığına da katkıda bulunuyor. Çocukların bakımı, yemek hazırlanması ve ev işlerinin yapılması, çalışan kişilerin günlük yaşamlarını sürdürebilmesini sağlıyor.
Bilhassa kadınların ev işleri ve bakım sorumluluklarını daha fazla üstlenmesi, çalışma hayatına katılım ve gelir eşitliği açısından da önemli sonuçlar doğurabiliyor.
Bu nedenle ücretsiz emeğin ekonomik değerinin ölçülmesi, yalnızca istatistiksel bir konu değil; sosyal politika, toplumsal cinsiyet eşitliği ve ekonomik adalet açısından da önem taşıyor.
Bir işin karşılığında para ödenmemesi, o işin değersiz olduğu anlamına gelmiyor. Asıl soru, ekonominin görünmeyen bu emeği nasıl daha doğru ölçebileceği ve ekonomik değerini nasıl görünür hâle getirebileceğidir.




