Finansal piyasalarda aktif olarak işlem yapan bireysel ve kurumsal yatırımcılar için hesaplardaki nakit dengesini doğru ayarlamak, portföy getirisini doğrudan etkileyen faktörlerin başında gelmektedir. Finans literatüründe yoğun bir biçimde karşılaşılan nemalandırma kavramı, vadesiz banka hesaplarında veya aracı kurumlardaki yatırım hesaplarında yer alan ve o an herhangi bir hisse senedi veya varlık alımında faydalanılmayan nakit paranın, kısa vadeli para piyasası araçlarında değerlendirilerek ek getiri sunması sürecini temsil etmektedir. Bu sistem, paranın zarar görmesini engelleyerek her an işleme hazır olan likit varlıkların dahi arkada çalışmayı sürdürmesini mümkün kılmaktadır.
Nemalandırma işlemlerinin teknik altyapısı çoğunlukla çok kısa vadeli ve düşük riskli yatırım araçları üzerinden işlenmektedir. Yatırımcıların hesaplarında yer alan serbest nakit tutarlar, bankaların veya aracı kurumların otomatik talimatları kapsamında gecelik faiz (repo), ters repo veya kısa vadeli likit fon piyasalarında işletilmektedir. Akşam saatlerinde otomatik olarak başlayan bu süreç, ertesi sabah piyasalar açılmadan önce tamamlanarak sağlanan getiriyle beraber ana parayı tekrar yatırımcının kullanımına sunmaktadır.
Modern bankacılık ve aracı kurum uygulamalarında nemalandırma işlemi çoğunlukla kullanıcıların hızlı onayıyla otomatik bir sisteme dahil etmektedir. Belirlenen alt limitlerin üzerinde bulunan tüm nakit varlıklar her iş günü sonunda kendiliğinden değerlenmesi sebebiyle yatırımcıların her gün manuel olarak işlem yapma gerekliliği ortadan kalkmaktadır. Özellikle borsa süreçlerinde satış işlemlerinin ardından hesaba aktarılan ve yeni bir alım olanağı bekleyen nakitlerin bu teknikle işletilmesi, enflasyonist ortamlarda paranın satın alma gücünü muhafaza etmesine yardımcı olabilmektedir.




