Merkez bankalarının piyasadaki para trafiğini kontrol etme amacıyla kullandığı en son araç Geç Likidite Penceresi olarak adlandırılmıştır. Bu sistem, günün sonunda elindeki parası tükenen ve acil nakit para ihtiyacı olan ticari bankaların başvurduğu bir acil yardım kapısı şeklinde çalışmaktadır.
Günlük ticari faaliyetlerin ve para transferlerinin sonunda, bazı bankaların kasasında nakit fazlası bulunurken bazı bankalar ise günü likidite açığıyla bitirebilmektedir. Normal koşullar altında nakit gereksinimi olan bankalar, borçlanma piyasasında diğer bankalardan borç almaktadır. Bununla birlikte para piyasalarının kapanmasına az bir zaman kala hala nakit açığını kapatamamış olan bankalar, yasal sorumluluklarını gerçekleştirebilmek için doğrudan merkez bankasına başvurmaktadır. Merkez bankası, günün bu son saatinde açılan pencerede bankalara normal piyasa faizinin üzerinde, caydırıcı biçimde yüksek bir faiz oranı uygulayarak borç sunmaktadır.
Bu Sistem Para Piyasalarını ve Ticari Bankaları Nasıl Etkiler?
Geç Likidite Penceresi faiz oranlarının yüksek olması, ticari bankaların kendi likidite tekniklerini çok daha disiplinli ve temkinli gerçekleştirmelerini zorunlu kılmaktadır. Bankalar, maliyeti yüksek olan bu cezai faize maruz kalmamak için gün içindeki nakit gereksinimlerini merkez bankasının standart ihalelerinden veya bankalar arası piyasadan karşılamaya çaba göstermektedir.
Merkez bankaları gerekli gördükleri dönemlerde Geç Likidite Penceresi faizini para politikası çerçevesinde etkin şekilde kullanabilir. TCMB de geçmişte bazı dönemlerde piyasa fonlamasında GLP'nin ağırlığını güçlendirmiştir.





