Antalya, anlamlı bir gazetecilik buluşmasına ev sahipliği yaptı. BİK (Basın İlan Kurumu) tarafından hayata geçirilen ve “Hafızayı Koru, Hakikati Yaz” temasıyla başlatılan “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi”nin ilk durağı Akdeniz Üniversitesi oldu.
15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yıl dönümüne hazırlık niteliği taşıyan etkinlikte, geleceğin gazeteci adayları sadece teorik eğitim almadı, aynı zamanda o karanlık gecenin manşetlerini, “O gece ben olsam nasıl atardım?” refleksiyle yeniden tasarladı.
“Sadece Yazı Yazmıyor, Bir Vicdan Taşıyorsunuz”

Programın açılışında konuşan Basın İlan Kurumu Antalya Bölge Müdürü Mevlüt Uluçamlıbel, atölye çalışmasıyla gazeteci adaylarına kriz anlarında doğru, hızlı ve sorumlu habercilik pratiğinin uygulamalı olarak aktarılmasını amaçladığını belirtti.
Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı da gazeteciliğin teknik bir işten çok daha fazlası olduğunu hatırlattı.
Arıcı, gençlere seslenerek, “Sizler sadece yazı yazmıyor, fotoğraf çekmiyorsunuz; bir vicdan taşıyorsunuz. O vicdanla topluma ışık tutuyor, ufuk açıyorsunuz. Hekimlikte olduğu gibi siz de kriz anlarında saniyeler içinde, toplumun kaderini etkileyecek kararlar vermek zorundasınız” sözleriyle mesleğin ağırlığına dikkat çekti.
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Seçil Deren Van Het Hof ise, basının aynı zamanda gelecekte tarihsel araştırmalara kaynaklık edecek nitelikli bir arşiv işlevi gördüğünü ifade ederek, “Bu arşivde tarihe not düşme sorumluluğunu sizler üstleneceksiniz” dedi.
Hız Yarışı mı, Hakikat mi?

Atölye oturumlarında ise medya etiği ve dezenformasyonla mücadele masaya yatırıldı.
Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Narin Tülay Bektaş, dijitalleşen dünyada “ilk giren olma” tutkusunun tehlikelerine değindi. Zaman baskısının toplumsal sonuçlarının ağır olabileceğini vurgulayan Bektaş, doğrulanmamış haberlerin kaos dönemlerindeki yıkıcı etkisini örneklerle anlattı.
Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Şeker ise özellikle trajedi haberlerinde "şov yapmama" uyarısında bulunarak nesnelliğin önemini vurguladı.
"O Gece Sen Olsan Nasıl Manşet Atardın?"

Eğitimlerin ardından atölyenin en heyecanlı bölümüne geçildi. 5’er kişilik gruplara ayrılan öğrenciler, deneyimli gazeteciler ve dizgi ekiplerinin eşliğinde mizanpaj masasına oturdu.
“O gece sen olsan nasıl manşet atardın?” sorusuna yanıt arayan öğrenciler, 15 Temmuz gecesinin kritik haberlerini derleyerek gazete birinci sayfalarını baskıya hazır hale getirdi.
Bu uygulama, öğrencilere teorik bilgiyi baskı altındayken nasıl pratiğe dökeceklerini deneyimleme fırsatı sundu. Program sonunda öğrencilere katılımcı belgesi verilerek hatıra fotoğrafı çekildi.
Atölye Maratonu Devam Ediyor

Antalya’da başlayan “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi”nin yolculuğu 6 ilde daha devam edecek.
Akademik takvime uygun olarak planlanan atölyenin ikinci durağı, 6 Mayıs 2026’da Ondokuz Mayıs Üniversitesi İletişim Fakültesi olacak.
Program Samsun’un ardından Ankara Üniversitesi, Erzurum’da Atatürk Üniversitesi, İzmir’de Ege Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi’ndeki iletişim fakültelerinde öğrencilerle buluşmaya devam edecek.




