Güneş'in kütleçekim gücünün etkisiyle bir arada tuttuğu Güneş Sistemi'nin sınırları, son yapılan hesaplamalara göre 125 bin astronomik birim (AU) mesafeye kadar uzanabiliyor.
Sistemin kütle dengesini yüzde 99,86 oranla tek başına Güneş sağlarken, geri kalan kütlenin büyük bölümünü dev gaz gezegenleri oluşturuyor.
Güneş Sistemi temel olarak iç ve dış kısımlar ile sınır kuşakları olmak üzere farklı bölgelere ayrılıyor.
İç kısımda Merkür, Venüs, Dünya ve Mars gibi kayaç yapılı gezegenler bulunuyor.
Bu bölgenin sınırını, 2,3 ile 3,3 AU mesafede yer alan ve içinde cüce gezegen Ceres'in de bulunduğu Asteroit Kuşağı belirliyor.
Asteroit Kuşağı'nın ötesinde, Güneş'e 5 ila 30 AU uzaklıkta Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün yer alıyor.
Bu dört dev gezegen, sistemdeki diğer tüm gezegen ve uyduların toplam kütlesinin yüzde 99'una sahip olarak biliniyor.
Geçmişte sistemin son noktası olarak Neptün kabul edilse de günümüzde 30-50 AU mesafedeki Kuiper Kuşağı’nın varlığı biliniyor.
Plüton, Makemake ve Haumea gibi cüce gezegenlerin bulunduğu bu bölgede, henüz keşfedilmemiş binlerce gök cisminin olduğu tahmin ediliyor.
Sistemin En Uç Noktası
Güneş Sistemi'nin en dış çeperinde, Güneş'e 1000 ile 100.000 AU uzaklıkta bulunan Oort Bulutu yer alıyor.
Trilyonlarca gök cismini barındırdığı düşünülen bu bölge, sistemin nihai sınırı olarak görülüyor.
Bilimsel veriler, Güneş'in kütleçekiminin 125.000 AU mesafeye kadar diğer yıldızların etkisini bastırabildiğini gösteriyor.
Ancak uzmanlar, bu uzaklıktaki cisimlerin sisteme olan bağlarının oldukça zayıf olduğuna dikkat çekiyor.
Güneş Sistemi’nin yakınından geçen bir yıldızın, bu sınır bölgesindeki cisimleri kendi yörüngesine çekerek sistemden koparma ihtimali bulunuyor.


