Önümüzdeki üç aylık döneme ilişkin finansman programını netleştiren Hazine; Şubat, Mart ve Nisan aylarında yapılacak ihalelerle borç servis yükümlülüklerini karşılayacak.
Borçlanma Takviminde Şubat Ayı Öne Çıktı
Hazine ve Maliye Bakanlığı, iç borçlanma stratejisi doğrultusunda şubat ayında 656,6 milyar liralık borç servisine karşılık 525,3 milyar lira tutarında borçlanma gerçekleştirecek. Mart ayında 389,8 milyar liralık servis yüküne karşın 311,8 milyar liralık bir borçlanma düzeyi beklenirken; nisan ayında bu tutarın, 492,9 milyar liralık yükümlülüğe paralel olarak 443, 6 milyar lira seviyesinde seyretmesi bekleniyor.
Piyasadan Doğrudan Satışa Farklı Kaynaklar
Şubat ayındaki 525,3 milyar liralık tutarın 181,3 milyar lirası piyasadan ihale yöntemiyle sağlanacak. Bu dönemde 300 milyar liralık doğrudan satış ve 44 milyar liralık kamuya satış yapılacak. Mart ayında piyasadan 130 milyar lira, doğrudan satışlardan 160 milyar lira ve kamu satışlarından 21,9 milyar lira finansman temin edilecek. Nisan ayında ise piyasa payı 209,7 milyar liraya yükselirken, doğrudan satışlar 215 milyar lira, kamuya satışlar ise 18,9 milyar lira civarında olacak.
Finansman Araçları Çeşitlendiriliyor
Bakanlık, bu üç aylık kritik dönemde finansman araçlarını çeşitlendirmeyi sürdürüyor. Toplamda 18 tahvil ihalesinin düzenleneceği takvimde, ayrıca 2 hazine bonosu ihracı gerçekleştirilecek. Yine bu dönemde toplam 8 kira sertifikasının doğrudan satışı yapılacak.
Stratejik Planlama Yapılacak Ödemeleri de Kapsıyor
Stratejik planlama sadece borçlanmayı değil, yapılacak ödemeleri de kapsıyor. Şubatta 773,3 milyar lira, martta 426,1 milyar lira ve nisanda 590,7 milyar lira olmak üzere toplamda oldukça yüksek bir ödeme yükü bulunuyor. Bu ödeme tutarlarının 251 milyar liralık kısmı doğrudan dış borç servisinden kaynaklanıyor. Hazine, gerçekleştireceği bu iç borçlanma hamleleriyle hem iç piyasadaki borç döngüsünü çevirmeyi hem de dış borç yükümlülüklerini aksatmadan yerine getirmeyi amaçlıyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığının açıkladığı bu kapsamlı strateji, piyasalardaki öngörülebilirliği artırırken Türkiye'nin borç yönetimindeki disiplini ve kararlılığı bir kez daha ortaya koyuyor.




