Helal ürün ve hizmet piyasasında güvenin güçlendirilmesine yönelik adımlar genişliyor. Yapılan son açıklamada, akreditasyon süreçlerinin hem üretim hem belgelendirme aşamalarında daha sıkı standartlar getirdiği vurgulandı. Denetimlerin kapsamı büyürken ithal ürünlerde helal işaretine yönelik kontrol mekanizması da güçlendiriliyor.
Akreditasyon Süreci Binlerce İşletmeyi Kapsadı
Türkiye’de helal belgelendirme sistemine yönelik denetim ve akreditasyon süreçleri, hem iç piyasada güveni artırmayı hem de uluslararası ticarette standartları güçlendirmeyi hedefleyen yeni adımlarla genişliyor. Açıklamalara göre akreditasyon kararları sayesinde binlerce işletmenin helal belgesi güvence altına alınırken, ithalat denetimlerinden laboratuvar altyapısına kadar birçok başlıkta kapsamlı düzenlemeler yürütülüyor.
Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Helal Akreditasyon Kurumunun helal ürün ve hizmet ticaretinde güvenin merkezinde yer aldığı belirtildi. Kuruma bugüne kadar 227 akreditasyon başvurusu yapıldığı, inceleme ve denetimler sonucunda 128 başvuru için akreditasyon kararı verildiği aktarıldı. Asgari şartları karşılamayan 70’in üzerindeki başvuru ise olumsuz sonuçlandı.
Açıklamada sürecin kapsamına ilişkin şu ifadelere yer verildi:
“Kuruma bugüne kadar 227 akreditasyon başvurusu yapıldı; gerçekleştirilen inceleme ve denetimler sonucunda 128 başvuru için akreditasyon kararı verildi. Asgari şartları karşılamayan 70'in üzerindeki başvuru ise olumsuz sonuçlandırıldı. HAK tarafından verilen akreditasyon kararları sayesinde 2 bin 500'den fazla işletmenin helal belgesi güvence altına alındı. Bu sistem hem üretim hem de belgelendirme süreçlerinde disiplin sağladı; tüketici güvenini önemli ölçüde artırdı.”
Kalite Güvencesi Arttı
Başlangıçta yalnızca gıda ürünlerini kapsayan akreditasyon faaliyetlerinin zamanla genişlediği hatırlatıldı. 2025 yılı itibarıyla yemek sunumu, gıda ambalajı, kozmetik, turizm, lojistik ve konaklama gibi alanlar da kapsama alındı. Bunun yanında laboratuvar akreditasyonu da sistemin önemli bileşenlerinden biri haline geldi.
Bir ürünün helal belgesi alabilmesi için yalnızca dini kurallara uygunluk yeterli görülmeyerek sağlık, hijyen, güvenlik ve kalite standartlarının da karşılanması şart koşuldu. Bu uygunluğun tarafsız ve yetkin laboratuvar analizleriyle doğrulandığı, özellikle 2025 yılı içinde çok sayıda laboratuvarın akredite edilmesiyle kalite güvencesinin güçlendirildiği belirtildi.
İthal Ürünlere Daha Sıkı Denetim
Türkiye’de helal sertifikasyon sisteminin gönüllülük esasına dayandığı ancak ithal ürünlerde tüketiciyi korumaya yönelik yeni adımların hazırlandığı açıklandı. Hazırlıkları süren yeni İthalat Tebliği ile ürünlere eşlik eden helal belgeleri ile ambalaj üzerindeki helal işaret ve sembollerin daha etkin biçimde denetleneceği bildirildi.
Tebliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte, akreditasyona sahip olmayan kuruluşların düzenlediği helal belgeleriyle ithalat yapılamayacak.
Küresel Ticarette Tek Belge Hedefi
Helal belgelerinin uluslararası ticarette büyük ölçüde kabul gördüğü, ancak farklı ülke uygulamaları nedeniyle bazı durumlarda mükerrer belgelendirme ve ek maliyetlerin ortaya çıktığı belirtildi. Bu sorunun çözümü için İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumu (IFHAB)nun kurulduğu ifade edildi.
27 ülkenin akreditasyon kurumunun üye olduğu yapının kuruluş sürecinde aktif rol üstlenildiği ve iç mevzuat çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğu aktarıldı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Dünya genelinde helal belgelendirme sistemlerinin farklılık göstermesi bazı ülkelerde mükerrer belge ihtiyacına ve ek maliyetlere yol açabilmektedir. Bu sorunun çözümüne yönelik olarak HAK, helal belgelerinin uluslararası düzeyde karşılıklı tanınmasını sağlayacak çalışmalar yürütmektedir. Bu kapsamda, İslam İşbirliği Teşkilatı'na bağlı olarak Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumu (IFHAB) kurulmuştur.”




